İçeriğe atla

Dokunma

DrSozluk sitesinden

Dokunma (İng. touch; Lat. tactus), deri ve derin dokulardaki almaçlar aracılığıyla mekanik uyaranların algılanmasıdır.

Etimoloji

Türkçe dokunmak eyleminden türetilmiştir; Latince karşılığı tactustur.

Klinik bağlam

Duyu, deride yerleşik özelleşmiş almaçlarla başlar. Meissner cisimcikleri hafif dokunma ve titreşimi, Merkel diskleri sürekli basınç ve dokuyu, Pacini cisimcikleri hızlı titreşimi, Ruffini uçları ise gerilmeyi algılar. Kıllı deride kıl kökü almaçları görev alır.[1]

Uyarı, kalın miyelinli liflerle omuriliğe taşınır. İnce dokunma, titreşim ve konum duyusu arka kordon–medyal lemniskus yolağıyla; kaba dokunma, ağrı ve ısı ise spinotalamik yolakla iletilir. İki yolağın omurilikte farklı seyretmesi, nörolojik muayenenin temelini oluşturur ve lezyon düzeyinin belirlenmesini sağlar.

Bu ayrımın en çarpıcı klinik yansıması Brown-Séquard sendromudur: omuriliğin yarısının hasarında, lezyon tarafında konum ve titreşim duyusu, karşı tarafta ise ağrı ve ısı duyusu kaybolur. Benzer biçimde siringomiyelide dokunma korunurken ağrı ve ısı duyusu seçici olarak kaybolur; bu ayrık duyu kaybı tanısal değerdedir.

Muayenede hafif dokunma pamukla, iki nokta ayrımı pergelle, titreşim diyapazonla, konum duyusu ise eklem hareketiyle değerlendirilir. Dermatom haritası, kaybın hangi sinir kökünü ilgilendirdiğini gösterir; eldiven-çorap biçiminde yayılan kayıp ise periferik nöropatiyi düşündürür.

Bozukluklar bir dizi terimle tanımlanır: duyunun azalması hipoestezi, kaybolması anestezi, artması hiperestezi, uyaranın çarpık algılanması disestezi, kendiliğinden ortaya çıkan anormal duyum parestezi, zararsız uyaranın ağrı olarak algılanması ise allodinidir. Allodini, nöropatik ağrının belirleyici bulgusudur.

Yaygın nedenler arasında diyabetik nöropati, B12 vitamini eksikliği, multipl skleroz, inme, sinir sıkışmaları, tuzak nöropatiler ve kemoterapiye bağlı nöropati sayılır. B12 eksikliğinde arka kordon tutulumu tipiktir ve erken tedaviyle geri döner; gecikme kalıcı hasar bırakır.

Duyu kaybının en önemli sonucu, koruyucu işlevin yitirilmesidir. Hasta yaralanmayı, yanığı ya da basıncı fark etmez; diyabetik ayak ülserleri ve nöropatik eklem yıkımı bu düzenekle gelişir. Bu nedenle duyu kaybı olan hastada ayak bakımı ve düzenli muayene, tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

Yoğun bakımda sedasyon altındaki hastalarda duyu değerlendirilemez; bu durumda basınç yarası önlemleri ve pozisyon değişimi daha da önem kazanır.

Dokunmanın toplumsal ve duygusal boyutu da vardır; yavaş ileten özel liflerle taşınan hoş dokunma, bağlanma ve rahatlama ile ilişkilidir. Bu yönüyle hasta bakımında iletişimin bir parçasıdır.

Eş anlamlılar

  • Taktil duyu
  • Dokunma duyusu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.