Hormon
Hormon (İng. hormone; Yun. hormao, harekete geçirmek), bir bez ya da dokudan salgılanarak kan yoluyla hedef organa ulaşan ve işlevini düzenleyen kimyasal habercidir.
Etimoloji
Yunanca hormao (harekete geçirmek) fiilinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Hormonlar yapılarına göre üç gruba ayrılır: peptit yapılı, steroid yapılı ve amin yapılı. Yapı, etki düzeneğini ve uygulama yolunu belirler.[1]
Peptit hormonlar hücre yüzeyindeki almaçlara bağlanır ve hızlı etki gösterir; sindirildikleri için ağızdan alınamaz ve enjeksiyonla verilir. İnsülin bu grubun tipik örneğidir.
Steroid hormonlar yağda çözünür, hücre içine geçer ve gen anlatımını değiştirir; etkileri daha yavaş başlar ancak uzun sürer. Ağızdan alınabilirler.
Bu ayrım, tedavi biçimlerini açıklar: insülin enjekte edilirken kortikosteroidler tablet olarak kullanılabilir.
Düzenleme, geri bildirim döngüleriyle sağlanır. Hipotalamus-hipofiz-hedef bez ekseninde, hedef bezin ürünü üst merkezleri baskılar. Bu ilke, tanısal yaklaşımın temelidir.
Bir hormonun kendisi ile onu uyaran hormonun birlikte ölçülmesi, sorunun hangi düzeyde olduğunu gösterir. Örneğin tiroit hormonu düşük ve uyarıcı hormon yüksekse sorun bezde; her ikisi de düşükse sorun hipofizdedir. Bu ayrım, birincil ve ikincil bozuklukları ayırt eder ve tedaviyi belirler.
Dışarıdan hormon verilmesi, aynı geri bildirimle kendi üretimini baskılar. Bu nedenle uzun süreli kortikosteroid kullanımı adrenal yetmezlike, anabolik steroid kullanımı ise kendi testosteron üretiminin durmasına yol açar. Ani kesilme tehlikelidir.
Birçok hormon gün içinde ritim gösterir; kortizol sabah en yüksek düzeydedir. Bu nedenle ölçüm zamanı sonucun yorumunu belirler; yanlış zamanda alınan örnek yanıltıcıdır.
Bir diğer önemli tuzak, taşıyıcı protein düzeylerindeki değişikliklerdir. Gebelik, östrojen kullanımı ve ağır hastalık bağlayıcı protein miktarını değiştirir; toplam hormon düzeyleri sapar. Bu nedenle serbest hormon ölçümleri tercih edilir.
Ağır hastalıkta ortaya çıkan ötiroid hasta sendromu, gerçek tiroit hastalığı sanılarak gereksiz tedaviye yol açar; bu nedenle ağır hastada tiroit testleri zorunlu olmadıkça istenmez.
Biotin takviyesi, birçok hormon ölçümünü yanıltır; beklenmedik sonuçlarda sorgulanmalıdır.
Bazı hormonlar bez dışı dokulardan da salgılanabilir; kanserlerde görülen uygunsuz hormon üretimi paraneoplastik sendromlara yol açar.
Ölçüm sonuçları her zaman klinikle birlikte yorumlanmalıdır; tek başına laboratuvar değeri tedavi kararı vermez.
Eş anlamlılar
- İç salgı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Melmed S ve ark. (ed.), Williams Textbook of Endocrinology, 14. baskı, 2019.