Merkezî venöz kateter
Merkezî venöz kateter (İng. central venous catheter), ucu büyük toplardamarlara yerleştirilen damar erişim aracıdır.
Etimoloji
Türkçe merkezî sıfatı ile venöz ve kateter terimlerinin birleşimidir.
Klinik bağlam
Kateter, iç juguler, subklavyen ya da femoral toplardamardan yerleştirilir; ucu üst ana toplardamarın sağ atriyuma yakın bölümünde bulunur.[1]
Kullanım gerekçeleri damar tahriş edici ilaçların verilmesi, vazopressör uygulaması, yoğun potasyum çözeltileri, tam parenteral beslenme, hemodiyaliz, basınç izlemi ve uzun süreli tedavidir.
Bölge seçimi, komplikasyon örüntüsünü belirler. Subklavyen yol en düşük enfeksiyon oranına sahiptir ancak pnömotoraks riski taşır ve bası uygulanamaz. İç juguler yol ultrasonografiyle güvenle uygulanır. Femoral yol ise en yüksek enfeksiyon ve tromboz riskini taşır; acil dışında tercih edilmez.
Ultrasonografi kılavuzluğu standart uygulamadır; başarı oranını artırır, deneme sayısını, arter yaralanmasını ve pnömotoraksı azaltır.
Yerleştirme komplikasyonları arasında arter delinmesi, pnömotoraks, hemotoraks, hava embolisi, ritim bozukluğu ve kılavuz telin kaybı bulunur.
Hava embolisini önlemek için hasta baş aşağı konumda tutulur ve kateter çıkarılırken solunum manevrası uygulanır; bu basit önlem, ölümcül bir komplikasyonu engeller.
Ucun konumu doğrulanmalıdır; çok derin yerleşim ritim bozukluğuna ve perforasyona yol açabilir.
En önemli sorun kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonudur. Korunmada beş basamaklı önlem demeti tanımlanmıştır: el hijyeni, tam bariyer önlemleri, klorheksidin ile deri antisepsisi, uygun bölge seçimi ve gereksiz kateterin çıkarılması.
Bu demetlerin uygulanması, enfeksiyon oranlarını neredeyse sıfıra indirebilmektedir; bu, hasta güvenliği alanının en başarılı örneklerindendir.
En sık ve en kolay düzeltilebilir hata, gerekçesi ortadan kalkmış kateterin yerinde bırakılmasıdır. Her gün gerekliliğin sorgulanması, en etkili önlemdir.
Kateter ilişkili enfeksiyon kuşkusunda, kateterden ve çevresel damardan eş zamanlı kan kültürü alınması tanıyı destekler. Staphylococcus aureus ya da Candida üremesi durumunda kateterin çıkarılması zorunludur.
Kateter ilişkili tromboz, özellikle kanser hastalarında sıktır; kol şişliği ve ağrıyla ortaya çıkar.
Uzun süreli tedavi gerektiren hastalarda tünelli kateterler ve deri altı erişim odacıkları enfeksiyon riskini azaltır.
İleri evre böbrek hastalarında damarların korunması yaşamsaldır; kalıcı erişim yolu oluşturulacak koldan kateter yerleştirilmemelidir.
Eş anlamlılar
- Santral venöz kateter
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Vincent JL ve ark. (ed.), Textbook of Critical Care, 8. baskı, 2023.