İçeriğe atla

PH

DrSozluk sitesinden

pH (İng. pH; Lat. potentia hydrogenii), bir çözeltideki hidrojen iyonu derişiminin logaritmik ölçüsüdür.

Etimoloji

Latince potentia hydrogenii (hidrojen gücü) ifadesinin kısaltmasıdır.

Klinik bağlam

Ölçek logaritmiktir; bir birimlik değişim, hidrojen iyonu derişiminde on kat fark anlamına gelir. Bu nedenle küçük görünen sapmalar, hücresel düzeyde büyük değişikliklere karşılık gelir.[1]

Kan pH'ı çok dar bir aralıkta tutulur. Bu denge üç düzenekle korunur: tampon sistemleri saniyeler içinde, akciğerler dakikalar içinde, böbrekler ise saatler-günler içinde etki eder. Başlıca tampon, bikarbonat–karbonik asit çiftidir; gücü, iki bileşenin ayrı organlarca düzenlenebilmesinden gelir.

Bozukluklar dört temel biçimde sınıflandırılır: metabolik ve solunumsal asidoz ile metabolik ve solunumsal alkaloz. Değerlendirmede pH, karbondioksit basıncı ve bikarbonat birlikte yorumlanır; ardından beklenen karşı düzenlemenin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır.

Önemli bir kural, vücudun aşırı düzeltme yapmamasıdır. pH'ın tam olarak normal bulunması, birden çok bozukluğun bir arada bulunduğunu düşündürür. Bu ayrımın atlanması, ciddi tabloların gözden kaçmasına yol açar.

Değerin normal olması, altta yatan sorunun bulunmadığı anlamına gelmez. Ağır sepsiste metabolik asidoz ile hiperventilasyona bağlı alkaloz birbirini dengeleyebilir; bu durumda laktat ve anyon açığı hesaplaması yol gösterir.

pH, birçok fizyolojik süreci doğrudan etkiler. Asidoz kalp kasılma gücünü azaltır, vazopressör yanıtını zayıflatır, potasyumu hücre dışına çıkararak hiperkalemi yapar ve ritim bozukluğu eşiğini düşürür. Alkaloz ise kalsiyumun albümine bağlanmasını artırarak serbest kalsiyumu düşürür; ağız çevresinde uyuşma ve kas kasılmalarına yol açar. Ayrıca oksijen dissosiyasyon eğrisini kaydırarak dokuya oksijen bırakılmasını etkiler.

Farmakolojide de belirleyicidir. İlaçların yüklü ve yüksüz biçimleri arasındaki denge pH'a bağlıdır; yalnızca yüksüz biçim zardan geçebilir. Lokal anesteziklerin iltihaplı asidik dokuda etkisiz kalması bu nedenledir. Aynı ilke, bazı zehirlenmelerde idrarın alkalileştirilerek atılımın hızlandırılmasında kullanılır.

Tedavide bikarbonat verilmesinin sınırları vardır. Verilen bikarbonat karbondioksite dönüşür; ventilasyon yetersizse pH düzelmez ve hücre içi asidoz kötüleşebilir. Diyabetik ketoasidozda rutin kullanımı önerilmez; öncelik sıvı ve insülin tedavisidir.

Ölçüm hataları sonucu bozar: örnekte hava kabarcığı, gecikmiş çalışma ve aşırı heparin değerleri değiştirir. Venöz örnek, pH için arteriyel örneğe yakın bilgi verir ancak oksijenlenme değerlendirmesinde kullanılamaz.

Vücudun diğer bölgelerinde de belirleyicidir: mide asidi sindirimi ve mikroorganizma savunmasını, idrar pH'ı taş oluşumunu, vajinal pH ise mikrobiyota dengesini etkiler.

Eş anlamlılar

  • Asitlik derecesi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.