İçeriğe atla

Paratiroit hormonu

DrSozluk sitesinden

Paratiroit hormonu (İng. parathyroid hormone), paratiroit bezlerinden salgılanan ve kalsiyum dengesini düzenleyen peptit hormondur.

Etimoloji

Tiroit bezinin yanında bulunan bezleri belirten adından türetilmiştir.

Klinik bağlam

Salgı, kandaki iyonize kalsiyum düzeyine duyarlı reseptörlerle düzenlenir; kalsiyum düştüğünde salınım artar. Hormon üç yolla etki eder: kemikte yeniden emilimi artırarak kalsiyum salınmasını sağlar, böbrekte kalsiyum geri emilimini artırıp fosfat atılımını yükseltir ve D vitamininin etkin biçime dönüşmesini uyararak bağırsaktan emilimi artırır. Net etki kalsiyumun yükselmesi, fosfatın düşmesidir.[1]

Bu ilişki, laboratuvar yorumunun temelini oluşturur. Yüksek kalsiyumla birlikte yüksek ya da uygunsuz normal hormon düzeyi birincil hiperparatiroidiyi gösterir; hormonun baskılanmamış olması belirleyicidir. Yüksek kalsiyumla birlikte baskılı hormon ise maligniteye bağlı hiperkalsemiyi, D vitamini fazlalığını ya da granülomatöz hastalıkları düşündürür.

Birincil hiperparatiroidi çoğunlukla tek bir adenoma bağlıdır ve günümüzde büyük bölümü rastlantısal saptanan hafif hiperkalsemiyle tanınır. Belirtili olgularda böbrek taşı, osteoporoz, kemik ağrısı, kabızlık, çok su içme ve bilişsel yakınmalar görülür. Cerrahi endikasyonları belirlenmiş ölçütlere dayanır: belirgin hiperkalsemi, genç yaş, böbrek işlev bozukluğu, taş varlığı ve kemik yoğunluğunda azalma. Ameliyat sonrası aç kemik sendromu gelişebilir; uzun süredir hormon fazlalığına maruz kalan kemikler kalsiyumu hızla çeker ve ağır hipokalsemi ortaya çıkar.

İkincil hiperparatiroidi, kronik olarak düşük kalsiyum ya da yüksek fosfat düzeylerine verilen yanıttır; en sık nedeni kronik böbrek hastalığıdır. Bu tabloda D vitamininin etkinleştirilmesi bozulur, fosfat birikir ve hormon salgısı sürekli uyarılır. Sonuçta kemik-mineral bozukluğu, damar kalsifikasyonu ve kırık riski artar. Üçüncül biçimde ise uzun süreli uyarı sonucu bezler özerkleşir.

Klinik açıdan kritik bir komşuluk vardır: bezler tiroit bezinin arka yüzünde yer alır. Bu nedenle tiroidektomi ve boyun cerrahisi sonrası hipoparatiroidi ve buna bağlı hipokalsemi gelişebilir. Ameliyat sonrası ağız çevresinde uyuşma, karıncalanma, kas krampları, Chvostek ve Trousseau belirtileri ile QT uzaması izlenmelidir; ağır olgularda larengospazm ve nöbet görülür.

Bir diğer kritik nokta magnezyum ile ilişkisidir: hipomagnezemide hem hormon salgısı hem etkisi bozulur. Bu nedenle magnezyum düzeltilmeden kalsiyum düzeltilemez; bu, dirençli hipokalseminin en sık gözden kaçan nedenidir.

Ayırıcı tanıda ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi önemlidir; kalsiyum duyarlı reseptördeki değişikliğe bağlıdır, idrarda kalsiyum atılımı düşüktür ve cerrahi gerektirmez. Bu ayrımın yapılmaması gereksiz boyun cerrahisine yol açar; bu nedenle idrar kalsiyum ölçümü değerlendirmenin parçasıdır.

Ölçüm öncesinde D vitamini eksikliği ve lityum ile tiyazid diüretiği kullanımı sorgulanmalıdır; bu etkenler sonuçları değiştirir.

Görüntülemede sestamibi sintigrafisi ve ultrasonografi, cerrahi öncesi lokalizasyon amacıyla kullanılır; tanı koydurucu değildir. Ameliyat sırasında hormon düzeyinin hızlı ölçümü, adenomun çıkarıldığının doğrulanmasını sağlar.

Tedavi amaçlı kullanımda, aralıklı uygulanan hormon analogları kemik yapımını uyarır ve ağır osteoporozda anabolik tedavi olarak kullanılır; bu, sürekli yüksek düzeyin kemik yıkımını artırmasıyla çelişen ve dozlama biçimine bağlı bir etkidir.

Eş anlamlılar

  • PTH
  • Parathormon

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.