İçeriğe atla

Prostaglandin

DrSozluk sitesinden

Prostaglandin (İng. prostaglandin), araşidonik asitten üretilen, yerel etkili lipit yapılı düzenleyici moleküllerin ortak adıdır.

Etimoloji

İlk kez prostat bezi salgısında saptandığı düşünüldüğü için bu adı almıştır.

Klinik bağlam

Moleküller, hücre zarındaki fosfolipitlerden fosfolipaz A2 enzimiyle serbestleşen araşidonik asitten, siklooksijenaz enzimleri aracılığıyla üretilir. Hormonlardan farklı olarak kanda uzun mesafe taşınmazlar; üretildikleri yerde etki gösterip hızla parçalanırlar.[1]

Etkileri çok yönlüdür: iltihabi yanıtı, ağrı duyarlılığını ve ateş oluşumunu düzenler; damar çapını, trombosit işlevini, mide mukozasının korunmasını, böbrek kan akımını, rahim kasılmalarını ve bronş çapını etkiler.

Siklooksijenaz enziminin iki temel biçimi vardır. Birinci biçim sürekli üretilir ve mide mukozasının korunması, böbrek kan akımının düzenlenmesi ile trombosit işlevi gibi koruyucu görevleri yürütür. İkinci biçim ise iltihapla uyarılır ve ağrı ile ateşten sorumludur. Bu ayrım, iltihap giderici ilaçların hem etkilerini hem yan etkilerini açıklar.

Steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar bu enzimleri engeller. Birinci biçimin de engellenmesi, mide ülseri, kanama ve böbrek işlev bozukluğuna yol açar. Seçici olarak ikinci biçimi engelleyen ilaçlar mide açısından daha güvenlidir; ancak damar olayları riskini artırdıkları gösterilmiştir. Bu denge, ilaç seçiminin temelidir.

Böbrek üzerindeki etkisi, klinikte kritik bir noktadır. Kan akımının azaldığı durumlarda — kalp yetmezliği, siroz, su kaybı, sepsis — böbrek kanlanması bu moleküllere bağımlı hale gelir. Bu hastalarda iltihap giderici ilaç kullanımı akut böbrek hasarına yol açar. Diüretik ve renin-anjiyotensin sistemi engelleyicileriyle birlikte kullanım, özellikle tehlikelidir.

Aspirin, trombositlerdeki enzimi geri dönüşsüz biçimde engeller; trombositler yeni protein üretemediğinden etki hücrenin ömrü boyunca sürer. Bu özellik, düşük dozda antiagregan etkisinin temelidir.

Tedavi amacıyla kullanılan sentetik türevler de vardır. Doğumsal kalp hastalıklarında ductus arteriosusun açık tutulması, doğum indüksiyonu, doğum sonrası kanamanın denetimi, glokom tedavisi, mide koruması, pulmoner hipertansiyon ve ağır periferik damar hastalığı bu kullanım alanlarıdır.

Yenidoğanda ductusun açık tutulması, bazı kalp anomalilerinde yaşam kurtarıcıdır; tersine, erken doğan bebeklerde açık kalan ductusun kapatılması için enzim engelleyicileri kullanılır. Aynı yolağın iki karşıt amaçla kullanılması, bu moleküllerin ne denli bağlama bağlı çalıştığını gösterir.

Astım hastalarının bir bölümünde iltihap giderici ilaçlar, yolağın başka bir kola kaymasıyla ağır bronş daralmasına yol açar; bu tabloda nazal polip birlikteliği tipiktir.

Ateşin oluşumu da bu moleküller aracılığıyla gerçekleşir; ateş düşürücü ilaçların etkisi, hipotalamustaki üretimin engellenmesine dayanır.

Eş anlamlılar

  • PG

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.