Varfarin ilişkili deri nekrozu
Varfarin ilişkili deri nekrozu (İng. warfarin-induced skin necrosis), varfarin tedavisinin başlangıcında ortaya çıkan, deri ve deri altı dokuda yaygın nekrozla seyreden seyrek ancak ciddi komplikasyondur.
Etimoloji
İlacın adı ile doku ölümünü belirten nekroz teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Tablonun temelinde, ilacın etkilediği proteinlerin yarılanma ömürlerindeki fark bulunur. Varfarin, K vitaminine bağımlı tüm proteinlerin üretimini engeller; bunlar arasında pıhtılaşma etkenleri ile doğal antikoagülan olan protein C ve protein S de yer alır.[1]
Protein C'nin yarılanma ömrü kısadır ve hızla düşer; buna karşılık protrombin gibi uzun ömürlü etkenler henüz azalmamıştır. Sonuçta tedavinin ilk günlerinde geçici bir pıhtılaşmaya eğilim durumu oluşur. Küçük damarlarda tromboz gelişir ve doku beslenmesi bozulur.
Bu düzenek, aynı zamanda tedavi başlangıcında köprüleme tedavisinin neden gerekli olduğunu da açıklar. Ayrıca laboratuvar değerinin uzamış görünmesine karşın hastanın gerçekte korunmuş olmadığını gösterir; bu ayrım, klinikte sık gözden kaçar.
Risk, kalıtsal protein C ya da protein S eksikliği bulunan kişilerde belirgin biçimde yüksektir. Ayrıca yüksek yükleme dozuyla başlanması riski artırır; bu nedenle günümüzde yüksek başlangıç dozu önerilmez.
Klinik tablo genellikle tedavinin ilk günlerinde ortaya çıkar. Yağ dokusundan zengin bölgeler tutulur: meme, uyluk, kalça ve karın duvarı. Önce ağrı ve kızarıklık, ardından mor renk değişikliği, kabarcıklar ve son olarak nekroz gelişir.
Tanı klinik görünüme dayanır; ayırıcı tanıda heparin ilişkili trombositopeniye bağlı deri lezyonları, nekrotizan fasiit, vaskülit ve kalsifilaksi yer alır.
Yönetimde varfarin kesilir, K vitamini uygulanır ve heparin ile antikoagülasyon sürdürülür. Antikoagülasyonun tümüyle durdurulması yanlıştır; süreç bir pıhtılaşma sorunudur. Protein C eksikliği olan hastalarda taze donmuş plazma ya da protein C ürünü kullanılabilir.
Yara bakımı ve gerektiğinde cerrahi debridman uygulanır; ileri olgularda greft gerekebilir.
Önlemede, yüksek yükleme dozundan kaçınılması, tedavinin heparin ile birlikte başlatılması ve riskli hastaların önceden tanınması etkilidir.
Benzer bir tablo, ilaç aylar sonra kesildiğinde ya da doz atlandığında yeniden başlanmasıyla da görülebilir; bu nedenle tedaviye ara verilen hastalarda yeniden başlama dikkatle planlanmalıdır.
Aynı fizyolojik ilke, ilacın kesilmesinden sonra etkisinin sürmesini ve K vitamini uygulanmadan geri çevirmenin yetersiz kalmasını da açıklar.
Eş anlamlılar
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.