İçeriğe atla

Vazokonstriksiyon

DrSozluk sitesinden

Vazokonstriksiyon (İng. vasoconstriction; Lat. vas, damar + constringere, sıkmak), damar duvarındaki düz kasın kasılmasıyla damar çapının daralmasıdır. Kan basıncının ve organ kan akımının düzenlenmesinde temel düzenektir.

Etimoloji

Latince damar anlamındaki vas ile sıkıştırmak anlamındaki constringere sözcüklerinin birleşiminden oluşur.

Klinik bağlam

Damar direnci büyük ölçüde arteriyollerde belirlenir; çapın küçük bir oranda azalması, akıma karşı direnci çok daha büyük ölçüde artırır. Bu nedenle arteriyoller dolaşımın direnç damarları olarak adlandırılır ve sistemik damar direncinin ana belirleyicisidir. Ortalama arter basıncı, kalp debisi ile bu direncin çarpımına bağlı olduğundan, daralma hem basıncı yükseltir hem kanın organlar arasında yeniden dağılmasını sağlar.[1]

Düzenlemede sinirsel, hormonal ve yerel etkenler birlikte çalışır. Sempatik sinir uçlarından salınan noradrenalin, düz kastaki alfa-1 reseptörlerini uyararak hücre içi kalsiyumu artırır ve kasılmayı başlatır. Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi üzerinden anjiyotensin II, güçlü bir daraltıcı olarak etki eder; antidiüretik hormon yüksek düzeylerde aynı yönde davranır. Endotelden salınan endotelin-1 en güçlü daraltıcı moleküllerden biridir. Karşı yönde ise nitrik oksit, prostasiklin ve doku metabolitleri gevşemeye yol açar. Damar tonusu, bu iki karşıt etkinin dengesidir.

Yerel düzeyde daralma, gereksinimi az olan bölgeye giden kanı azaltarak dağılımı düzenler. Akciğerde bu düzenek ters yönde çalışır: hipoksik pulmoner vazokonstriksiyonda havalanmayan alveollere giden kan akımı azaltılarak şant en aza indirilir. Bu koruyucu yanıt, kronik hipoksemide pulmoner hipertansiyona ve sağ kalp yetmezliğine yol açan bir yüke dönüşür.

Fizyolojik yanıtın en belirgin örneği kanamadır. Kan hacmi azaldığında sempatik etkinlik artar; deri, kas ve iç organ damarları daralarak beyin ve kalbe giden akım korunur. Bu telafi, kan basıncının uzun süre normal görünmesine yol açar; genç hastada basıncın normal olması, ciddi kan kaybını dışlamaz — klinikte en tehlikeli yanılgılardan biridir. Soğuk ve nemli deri, kapiller dolum süresinin uzaması ve idrar çıkışının azalması, basınç düşmeden önce ortaya çıkan uyarı bulgularıdır.

Karşıt tablo, damar direncinin ileri derecede düştüğü dağılımsal şoktur. Sepsiste iltihabi aracılar ve aşırı nitrik oksit üretimi damarları gevşetir; hasta sıcak deri, geniş nabız basıncı ve dirençli hipotansiyonla gelir. Bu durumda yeterli sıvı verilmesinin ardından vazopressör ilaçlar kullanılır; birinci seçenek noradrenalindir. Vazopressin, alternatif bir yolak üzerinden etki ederek katekolamin gereksinimini azaltır. Anaflakside adrenalin hem damar tonusunu düzeltir hem havayolu daralmasını çözer.

Vazopressörler yaşam kurtarıcı olmakla birlikte aşırı ya da yanlış kullanıldığında zarar verir: mezenter ve parmak uçlarında iskemi, böbrek kan akımının bozulması ve ardyükün aşırı artmasıyla kalp debisinin düşmesi başlıca sorunlardır. Hipovolemisi düzeltilmemiş hastada yalnızca damar daraltıcıya dayanmak, basıncı düzeltirken doku perfüzyonunu kötüleştirir; bu nedenle basınç değil, laktat düzeyi ve idrar çıkışı gibi perfüzyon göstergeleri izlenir. Damardan kaçak durumunda doku nekrozu gelişebileceğinden, uzun süreli uygulamada merkezî venöz yol tercih edilir.

Yerel kullanımda adrenalin, lokal anestezik çözeltilerine eklenerek emilimi yavaşlatır ve etki süresini uzatır; burun mukozasında kanamayı azaltmak için de kullanılır. Soğuğa aşırı damar yanıtı olan Raynaud fenomeninde ise daralma hastalığın kendisidir ve tedavide kalsiyum kanal blokerleri kullanılır.

Eş anlamlılar

  • Damar daralması

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.