Hepatit B
Hepatit B (İng. hepatitis B), hepatit B virüsünün yol açtığı, akut ve kronik seyredebilen karaciğer enfeksiyonudur.
Etimoloji
Yunanca karaciğer anlamındaki hepar ile iltihap eki -itis sözcüklerinden oluşur.
Klinik bağlam
Etken bir DNA virüsüdür; kan, cinsel temas ve anneden bebeğe geçiş yoluyla bulaşır. Kronikleşme olasılığı, enfeksiyonun edinildiği yaşla ters orantılıdır: yenidoğan döneminde edinilen enfeksiyonların büyük çoğunluğu kronikleşirken, erişkinde edinilenlerin çoğu iyileşir. Bu ilişki, doğumda aşılama ve immünglobulin uygulamasının neden bu denli önemli olduğunu açıklar.[1]
Serolojik göstergelerin yorumlanması, klinik uygulamanın merkezindedir. Yüzey antijeni enfeksiyonun varlığını gösterir; altı aydan uzun sürmesi kronik enfeksiyonu tanımlar. Yüzey antikoru bağışıklığı gösterir; aşılamayla oluşan tek göstergedir. Kor antikoru geçirilmiş ya da süregelen enfeksiyonu yansıtır ve aşıyla oluşmaz — bu ayrım, aşı bağışıklığı ile geçirilmiş enfeksiyonun ayırt edilmesini sağlar. E antijeni yüksek çoğalmayı, virüs yükü ise etkinliği gösterir.
İzole kor antikoru pozitifliği özel bir durumdur; gizli enfeksiyonu düşündürebilir ve bağışıklık baskılayıcı tedavi planlanan hastalarda önem taşır.
Akut enfeksiyon çoğunlukla belirtisizdir; belirti verdiğinde halsizlik, iştahsızlık, bulantı, sarılık ve koyu idrar görülür. Ender olarak akut karaciğer yetmezliği gelişir.
Kronik enfeksiyon sessiz seyreder ancak siroz ve hepatoselüler karsinom riski taşır. Kanser, siroz gelişmeden de ortaya çıkabilir; bu, diğer kronik karaciğer hastalıklarından ayıran önemli bir özelliktir ve düzenli tarama gerekliliğini doğurur. Tarama, altı aylık aralıklarla ultrasonografi ile yapılır.
Tedavi kararı, virüs yükü, karaciğer enzimleri, fibroz derecesi ve eşlik eden durumlara göre verilir; her hastaya tedavi gerekmez. Kullanılan ilaçlar tenofovir ve entekavir gibi nükleoz(t)id analoglarıdır; virüsü baskılar ancak çoğunlukla tümüyle ortadan kaldırmaz, bu nedenle uzun süreli kullanılır.
Klinik açıdan en kritik konu, yeniden etkinleşmedir. Bağışıklık baskılayıcı tedavi — özellikle rituksimab, yüksek doz kortikosteroid ve kemoterapi — alan hastalarda virüs yeniden çoğalabilir ve ölümcül karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle bu tedaviler öncesinde tarama zorunludur ve riskli hastalara antiviral profilaksi başlatılır. Bu adımın atlanması, önlenebilir ölümlerin bilinen bir nedenidir.
Aynı ilkeler organ nakli ve kök hücre nakli alıcıları için de geçerlidir.
Korunmada aşı çok etkilidir ve doğumdan itibaren uygulanır. Hepatit B yüzey antijeni pozitif anneden doğan bebeklere, doğumdan hemen sonra aşı ve özgül immünglobulin birlikte verilir; bu uygulama geçişi büyük ölçüde önler. Sağlık çalışanlarında aşılama ve antikor yanıtının doğrulanması önerilir. Mesleki yaralanmalarda temas sonrası profilaksi, bağışıklık durumuna göre planlanır.
Hepatit D virüsü, yalnızca hepatit B varlığında enfeksiyon yapar ve seyri ağırlaştırır; kronik hastalarda araştırılmalıdır.
Eş anlamlılar
- HBV enfeksiyonu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.