İçeriğe atla

Ankilozan spondilit

DrSozluk sitesinden
16.27, 26 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1521 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Ankilozan spondilit (İng. ankylosing spondylitis), omurga ve sakroiliak eklemleri tutan, ilerleyici kemikleşmeyle seyreden kronik iltihabi romatizmal hastalıktır.

Etimoloji

Yunanca ankylos (eğri, kaynamış) ve spondylos (omur) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Hastalık, eksenel spondiloartrit grubunun prototipidir. Genç erişkinlerde başlar ve erkeklerde daha sık görülür. Belirli bir doku uygunluk gen tipiyle güçlü ilişki gösterir.[1]

Belirleyici yakınma iltihabi bel ağrısıdır. Mekanik bel ağrısından ayrımı klinik olarak yapılır: sinsi başlangıç, kırk beş yaş öncesi ortaya çıkma, üç aydan uzun sürme, sabah tutukluğunun uzun sürmesi, dinlenmeyle artıp egzersizle azalma ve gece ikinci yarısında uyandırma. Bu ayrım, tanının en önemli adımıdır ve tanı gecikmesinin başlıca nedeni bu sorgulamanın yapılmamasıdır.

Eklem dışı bulgular sıktır: ön üveit, psöriyazis, iltihabi bağırsak hastalığı ve entezit — kirişlerin kemiğe yapıştığı yerlerin iltihabı. Ön üveit, ani başlayan ağrılı kırmızı gözle ortaya çıkar ve acil göz değerlendirmesi gerektirir; hastanın bu konuda bilgilendirilmesi önemlidir.

İlerleyen hastalıkta omurga hareketleri kısıtlanır, göğüs genişlemesi azalır ve duruş bozukluğu gelişir. Solunum işlevi, göğüs duvarı katılığı nedeniyle kısıtlanır.

Kritik bir güvenlik konusu, kaynamış omurganın kırılganlığıdır. Bu hastalarda küçük travmalar bile omurga kırığına yol açar; kırıklar sıklıkla kararsızdır ve omurilik yaralanması riski yüksektir. Bu nedenle travma sonrası yakınması olan hastada, görüntüleme eşiği çok düşük tutulmalıdır.

Aynı katılık, havayolu yönetimini de güçleştirir. Boyun hareketinin kısıtlı olması güç havayolu riskini artırır; ayrıca nöroaksiyel girişimler teknik olarak zordur. Bu hastalarda anestezi hazırlığı ayrıca planlanır.

Diğer komplikasyonlar aort kökü genişlemesi ve kapak yetmezliği, ileti bozuklukları, apikal akciğer fibrozu, osteoporoz ve kauda ekuina sendromudur.

Tanıda görüntüleme belirleyicidir. Düz grafide sakroiliit geç dönemde görülür; erken tanı için manyetik rezonans gereklidir. Bu nedenle normal grafi tanıyı dışlamaz.

Doku uygunluk gen tipi pozitifliği tanı koydurmaz; sağlıklı toplumda da yaygındır. Bu testin ayrım gözetmeden istenmesi yanlış tanılara yol açar.

İltihap belirteçleri hastaların bir bölümünde normal bulunabilir; bu da tanıyı geciktirir.

Tedavinin temeli düzenli egzersiz ve fizik tedavidir; duruşun korunması ve hareketliliğin sürdürülmesi gidişi doğrudan etkiler. İlaç tedavisinde steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar ilk seçenektir; yanıt alınamayan hastalarda tümör nekroz faktörü engelleyicileri ve interlökin-17 yolağını hedef alan ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar öncesinde gizli tüberküloz taraması zorunludur.

Sistemik kortikosteroidlerin bu hastalıkta yeri sınırlıdır.

Sigaranın bırakılması, hastalığın ilerlemesini yavaşlatan önemli bir girişimdir.

Eş anlamlılar

  • Bechterew hastalığı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Firestein GS ve ark. (ed.), Firestein & Kelley's Textbook of Rheumatology, 11. baskı, 2021.