İçeriğe atla

Agonist

DrSozluk sitesinden

Agonist (İng. agonist; Yun. agonistes yarışan, eyleyen), bir reseptöre bağlanarak onu etkinleştiren ve doğal ileticinin etkisini taklit eden maddedir.

Etimoloji

Yunanca agonistes (eyleyen, yarışmacı) sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Kavramın iki bileşeni vardır: maddenin reseptöre bağlanma gücü ve bağlandıktan sonra yanıt oluşturma yeteneği.[1] Bağlanma gücü yüksek ancak yanıt oluşturmayan bir madde agonist değil, antagonist olarak davranır. Yanıt oluşturma yeteneğinin derecesine göre ayrım yapılır: tam agonist reseptörden alınabilecek en yüksek yanıtı sağlar, kısmi agonist ise reseptörü doldursa bile yanıtın ancak bir bölümünü oluşturur. Bu ayrım kuramsal değildir; kısmi agonist, doğal iletici bol olduğunda onun yerini alarak etkiyi azaltır, az olduğunda ise artırır.

Bu ikili davranış klinikte doğrudan karşılık bulur. Opioid bağımlılığı tedavisinde kullanılan kısmi agonistler, yoksunluk belirtilerini bastırırken solunum baskısını sınırlar; tavan etkisi denen bu özellik güvenliğin temelidir. Ancak aynı özellik, madde bağımlı hastaya verildiğinde reseptörden tam agonisti uzaklaştırarak ani yoksunluk oluşturabilir; bu nedenle uygulama zamanlaması belirleyicidir. Ters agonist ise reseptörün kendiliğinden var olan temel etkinliğini baskılar ve yalnızca etkiyi engelleyen antagonistten bu yönüyle ayrılır.

Uygulamalı farmakolojide asıl belirleyici olan, hangi reseptör alt tipine bağlanıldığıdır. Beta-2 agonistler bronş düz kasını gevşeterek astım tedavisinin temelini oluşturur; seçicilik azaldığında kalp üzerindeki beta-1 etkiyle çarpıntı ortaya çıkar. Alfa-1 agonistler damar büzülmesi yaparak kan basıncını yükseltir. Dopamin agonistleri Parkinson hastalığında kullanılır. Bu örneklerin ortak dersi, yan etkilerin çoğunun istenmeyen reseptör alt tipinin uyarılmasından kaynaklanmasıdır.

Sürekli agonist uyarısının sonuçları da bilinmelidir. Reseptörler zamanla duyarsızlaşır ve hücre yüzeyinden çekilir; bu, uzun süreli kullanımda etkinin azalmasını ve ilacın ani kesilmesiyle geri tepme tablolarının ortaya çıkmasını açıklar. Buna karşın bazı durumlarda bu özellik tedavi amacıyla kullanılır; gonadotropin salgılatıcı hormon agonistleri sürekli verildiğinde ilk uyarıdan sonra ekseni baskılar ve hormona duyarlı tümörlerin tedavisinde bu etkiden yararlanılır. Başlangıçtaki geçici uyarı dönemi klinik olarak kötüleşmeye yol açabileceğinden öngörülmelidir.

Eş anlamlılar

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman and Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.