İçeriğe atla

Endomiyokardiyal biyopsi

DrSozluk sitesinden

Endomiyokardiyal biyopsi (İng. endomyocardial biopsy), kateter yoluyla ilerletilen biyotom aracılığıyla kalp kasından doku örneği alınması işlemidir. En sık kalp nakli sonrası rejeksiyon izleminde ve nedeni belirlenemeyen kardiyomiyopatilerin tanısında kullanılır.

Etimoloji

Ad, örneğin alındığı katmanları belirtir: endokard ve komşuluğundaki miyokart. "Biyopsi", Yunanca bios (yaşam) ve opsis (bakış) sözcüklerinden türer.

Klinik bağlam

İşlem genellikle sağ ventrikül septumundan yapılır; erişim internal juguler ya da femoral venden sağlanır ve floroskopi ya da ekokardiyografi kılavuzluğunda yürütülür. Sol ventrikül biyopsisi, lezyonun bu bölgeye sınırlı olduğu seçilmiş olgularda arteriyel yoldan gerçekleştirilir. Tanısal doğruluğu artırmak için birden çok örnek alınır; bu gereklilik, birçok hastalığın kalp kasında yamalı biçimde dağılmasından kaynaklanır — örnekleme hatası, yöntemin en önemli kısıtıdır.[1]

En yerleşik endikasyon, kalp nakli sonrası hücresel ve antikor aracılı rejeksiyonun izlenmesidir; bu alanda ölçüt yöntem olma niteliğini korur, ancak dolaşan verici kaynaklı DNA ölçümü gibi girişimsel olmayan yöntemlerin yaygınlaşmasıyla biyopsi sıklığı azalmaktadır.

Nakil dışı endikasyonlar, tanının tedaviyi değiştireceği durumlarla sınırlıdır. Hızlı ilerleyen kalp yetmezliği, dirençli ventriküler aritmiler ve açıklanamayan yüksek dereceli atriyoventriküler blok varlığında biyopsi düşünülür. Özellikle değerli olduğu tanılar arasında dev hücreli miyokardit, eozinofilik ve nekrotizan miyokardit ile kardiyak sarkoidoz bulunur; bu tabloların ortak özelliği, bağışıklık baskılayıcı tedaviyle seyrinin değişebilmesidir. Ayrıca amiloidoz, hemokromatoz ve depo hastalıkları gibi infiltratif süreçlerde doku tanısı belirleyici olabilir; ancak amiloidozda günümüzde nükleer görüntüleme ve serum-idrar incelemeleriyle çoğu hastada biyopsisiz tanı konabilmektedir.

Miyokardit kuşkusunda yaklaşım değişmiştir. Kardiyak manyetik rezonans görüntüleme, doku özelliklerini girişimsel olmayan biçimde gösterdiği için ilk basamak haline gelmiştir; biyopsi, tablonun ağır seyrettiği ve özgül tanının tedaviyi değiştireceği düşünülen hastalara ayrılmıştır. Bu değişim, görüntüleme teknolojisinin girişimsel tanının kapsamını nasıl daralttığının tipik bir örneğidir.

Komplikasyonlar deneyimli merkezlerde seyrektir ancak ciddi olabilir. En korkulanı sağ ventrikül perforasyonu ve buna bağlı hemoperikardiyum ile kalp tamponadıdır; işlem sırasında ya da sonrasında gelişen açıklanamayan hipotansiyonda öncelikle bu olasılık düşünülmeli ve ivedilikle ekokardiyografi yapılmalıdır. Diğer komplikasyonlar arasında ritim bozuklukları, sağ dal bloğu — önceden sol dal bloğu bulunan hastada tam bloğa yol açabileceğinden pil hazırlığı gerekir —, triküspit kapak yaralanması, damar erişimine bağlı sorunlar ve pnömotoraks sayılır.

İşlem öncesi hazırlıkta pıhtılaşma durumunun değerlendirilmesi, antikoagülasyonun uygun biçimde yönetilmesi ve ekokardiyografi ile perikart sıvısının değerlendirilmesi yer alır. İşlem sırasında sürekli ritim ve basınç izlemi, sonrasında ise belirli bir süre gözlem standarttır.

Örneklerin işlenmesi, tanısal verimi doğrudan etkiler. Rutin histopatolojik incelemenin yanı sıra, kuşkulanılan tanıya göre immünohistokimya, elektron mikroskobu ve moleküler yöntemler kullanılır; bu nedenle örneklerin hangi çalışmalar için gönderileceği önceden planlanmalıdır.

Klinik tuzakların başında, biyopsinin "her kardiyomiyopatide" istenmesi gelir; endikasyon, sonucun yönetimi değiştirme olasılığına dayandırılmalıdır. Bir diğeri, negatif sonucun tanıyı dışlamak için kullanılmasıdır; yamalı tutulum nedeniyle yalancı negatiflik sıktır ve klinik kuşku sürüyorsa yineleme ya da alternatif yöntemler düşünülmelidir.

Eş anlamlılar

  • Kalp kası biyopsisi
  • Miyokart biyopsisi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.