Hipermagnezemi
Hipermagnezemi (İng. hypermagnesemia), serum magnezyum derişiminin normalin üzerine çıkmasıdır. Böbrek işlevi normal olan kişide ender görülür; çoğunlukla iyatrojenik ya da böbrek yetmezliğiyle ilişkilidir.
Etimoloji
Yunanca hyper (aşırı) ön eki ile magnezyum ve kan anlamındaki haima sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Magnezyum, vücutta dördüncü en bol katyondur ve büyük bölümü kemik ile hücre içinde bulunur; serumdaki miktar toplam depoların küçük bir bölümünü yansıtır. Atılımı büyük ölçüde böbreklerden olur ve sağlıklı böbrek, yüksek alımı etkin biçimde atarak dengeyi korur. Bu nedenle hipermagnezeminin gelişmesi çoğunlukla iki koşulun birlikteliğini gerektirir: artmış alım ve azalmış atılım.[1]
En sık nedenler magnezyum içeren ilaçların kullanımıdır: antasitler, laksatifler, lavmanlar ve besin destekleri. Bu ürünler reçetesiz satıldığından hasta tarafından ilaç olarak bildirilmeyebilir; böbrek yetmezliği olan hastada sorgulanmaması sık bir eksikliktir. İkinci başlıca bağlam obstetrik kullanımdır: preeklampsi ve eklampside nöbet profilaksisi ile erken doğum tedavisinde magnezyum sülfat infüzyonu uygulanır ve bu hastalarda düzeyin izlenmesi zorunludur. Diğer nedenler akut böbrek hasarı ve ileri kronik böbrek hastalığı, rabdomiyoliz ve tümör lizis sendromu gibi hücre yıkımı tabloları, adrenal yetmezlik, hipotiroidi, lityum kullanımı ve deniz suyu aspirasyonudur.
Belirtiler düzeyle orantılı biçimde ilerler. Erken dönemde bulantı, kızarma, sıcaklık hissi, halsizlik ve derin tendon reflekslerinde azalma görülür; reflekslerin kaybolması, klinikte izlenen ilk ve en kullanışlı uyarı bulgusudur. Düzey yükseldikçe hipotansiyon, bradikardi, elektrokardiyografide iletim gecikmeleri, bilinç bozukluğu, kas güçsüzlüğü ve solunum kaslarının felci gelişir; ileri düzeylerde tam kalp bloğu ve kardiyak arrest görülür.
Nöromusküler etkisi klinik açıdan özellikle önemlidir. Magnezyum, sinir ucundan asetilkolin salınımını azaltır ve postsinaptik duyarlılığı düşürür; bu nedenle nondepolarizan kas gevşeticilerin etkisini belirgin biçimde güçlendirir ve uzatır. Miyastenia gravis hastalarında tabloyu ağırlaştırabilir, hatta krizi tetikleyebilir. Anestezi ve yoğun bakım uygulamasında bu etkileşimin bilinmesi gerekir; magnezyum alan hastada kas gevşetici dozları azaltılır ve nesnel nöromusküler izlem zorunludur.
Tanı serum ölçümüyle konur; ancak birçok merkezde magnezyum rutin panellerde yer almadığından istenmedikçe görülmez. Bu nedenle açıklanamayan hipotansiyon, bradikardi, refleks kaybı ya da solunum baskılanması olan riskli hastada düzeyin ölçülmesi önerilir. Eşlik eden hiperkalemi, hipokalsemi ve böbrek işlev bozukluğu birlikte değerlendirilir.
Tedavide ilk adım magnezyum alımının durdurulmasıdır; hafif olgularda böbrek işlevi normalse bu yeterlidir. Belirti veren olgularda damar yolundan kalsiyum uygulanması, magnezyumun kalp ve nöromusküler kavşak üzerindeki etkilerini doğrudan karşılar ve hızlı geçici düzelme sağlar; bu, aciliyet durumundaki temel girişimdir. Hacim desteği ve kıvrım diüretiği ile atılım artırılabilir; ancak böbrek işlevi yeterli olmalıdır. İleri böbrek yetmezliğinde ve ağır tablolarda hemodiyaliz en etkili yöntemdir.
Solunum desteği ve kardiyak izlem, ağır olgularda yaşam kurtarıcıdır. Obstetrik kullanımda düzenli klinik izlem — derin tendon refleksleri, solunum sayısı ve idrar çıkışı — standart uygulamadır; refleks kaybı, tedavinin durdurulması gerektiğini gösterir.
Korunmada, böbrek işlevi bozuk hastalarda magnezyum içeren reçetesiz ürünlerden kaçınılması, ilaç listesinin bu ürünleri de kapsayacak biçimde sorgulanması ve infüzyon uygulanan hastalarda protokole bağlı izlem yer alır.
Eş anlamlılar
- Magnezyum yüksekliği
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.