Mikroorganizma
Mikroorganizma (İng. microorganism; Yun. mikros, küçük), çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük canlıların ortak adıdır.
Etimoloji
Yunanca mikros (küçük) sözcüğü ile organizma teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Grup, bakteriler, virüsler, mantarlar, parazitler ve prionları kapsar. Virüsler hücresel yapıya sahip olmadıkları ve çoğalmak için konak hücreye gereksinim duydukları için canlı tanımının sınırında değerlendirilir; prionlar ise yalnızca yanlış katlanmış proteinlerden oluşur ve nükleik asit içermez. Bu ayrım, sterilizasyon yöntemlerinin neden farklılaştığını açıklar; prionlar standart yöntemlerle etkisizleştirilemez.[1]
Bakteriler, hücre duvarı yapısına göre gram pozitif ve gram negatif olarak ayrılır; bu ayrım, antibiyotik seçiminin temelidir. Oksijen gereksinimi, üreme özellikleri ve biyokimyasal testler tanımlamayı sağlar.
İnsanla ilişkileri tek yönlü değildir. Vücut yüzeylerinde ve bağırsakta yaşayan mikrobiyota, sindirime, vitamin üretimine, bağışıklık sisteminin olgunlaşmasına ve zararlı etkenlerin yerleşmesinin engellenmesine katkıda bulunur. Geniş etkili antibiyotiklerin bu dengeyi bozması, Clostridioides difficile enfeksiyonunun temel nedenidir.
Kolonizasyon ile enfeksiyon ayrımı, klinikte en sık gözden kaçan konudur. Bir mikroorganizmanın örnekte üremesi, hastalık yaptığı anlamına gelmez. Kateter idrarında bakteri üremesi, solunum yolu örneklerinde üreme ve yara sürüntülerinde saptanan etkenler çoğu kez kolonizasyondur. Klinik bulgu olmadan tedavi başlanması, gereksiz antibiyotik kullanımının ve direnç gelişiminin başlıca kaynağıdır. Bu ayrım, antibiyotik yönetiminin temelidir.
Fırsatçı etkenler, sağlıklı kişilerde hastalık yapmazken bağışıklığı baskılanmış hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açar; Pneumocystis jirovecii pnömonisi ve kandidiyaz tipik örneklerdir.
Virülans etkenleri, hastalık yapma yeteneğini belirler: toksinler, kapsül, yapışma yapıları, enzimler ve biyofilm oluşturma. Biyofilm, yabancı cisim ve kateter enfeksiyonlarında tedavi başarısızlığının başlıca nedenidir; etken antibiyotikten korunur ve aracın çıkarılması zorunlu hale gelir.
Tanıda kültür, doğrudan mikroskopi, antijen testleri, serolojik yöntemler ve moleküler testler kullanılır. Moleküler testler hızlıdır ancak ölü etkeni de saptayabildiğinden pozitif sonuç her zaman etkin enfeksiyon anlamına gelmez.
Örnek alımının antibiyotik başlanmadan önce yapılması, tanının doğruluğunu belirler. Kan kültürlerinin uygun teknikle ve yeterli hacimde alınması, kirlenmeyi azaltır.
Antibiyotik direnci, dünya genelinde en ciddi halk sağlığı sorunlarından biridir; akılcı kullanım, el hijyeni, aşılama ve enfeksiyon denetim önlemleri en etkili yanıtlardır.
Eş anlamlılar
- Mikrop
- Mikrobiyal etken
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.