Postoperatif
Postoperatif (İng. postoperative; Lat. post, sonra + operatio, işlem), cerrahi girişimin tamamlanmasından sonraki dönemi tanımlayan terimdir.
Etimoloji
Latince post (sonra) ve operatio (işlem, ameliyat) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Dönem üç aşamada incelenir: derlenme odasındaki hemen sonrası, hastanede geçen erken dönem ve taburculuk sonrası iyileşme dönemi. Her aşamanın kendine özgü riskleri vardır.[1]
Derlenme odasında en sık sorunlar havayolu tıkanıklığı, rezidüel nöromüsküler blok, solunum baskılanması, hipotansiyon, hipertansiyon, titreme, bulantı ve ağrıdır. Havayolu tıkanıklığı ve kas gevşetici etkisinin sürmesi, önlenebilir ölümlerin başlıca nedenleridir; bu nedenle sinir uyarımı izleyicisiyle bloğun tümüyle çözüldüğünün gösterilmesi zorunludur.
Erken dönemde kanama, enfeksiyon, venöz tromboemboli, atelektazi, pnömoni, akut böbrek hasarı, deliryum, bağırsak hareketlerinde gecikme ve anastomoz kaçağı görülebilir.
Ateşin ortaya çıkış zamanı ayırıcı tanıyı yönlendirir. İlk saatlerdeki ateş çoğu kez cerrahi travmaya bağlı yangısal yanıttır; çok erken ve yüksek ateş nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu ya da malign hipertermi açısından uyarıcıdır. Beşinci günden sonraki ateşte yara enfeksiyonu ve anastomoz kaçağı öne çıkar.
En kritik klinik ilke, erken uyarı bulgularının olağan sayılmamasıdır. Solunum sayısında artış, taşikardi, idrar çıkışında azalma ve huzursuzluk çoğu kez ağrıya ya da kaygıya bağlanır; oysa bunlar kanamanın ve sepsisin en erken göstergeleridir. Muayene bulgularıyla orantısız ağrı da her zaman ciddiye alınmalıdır.
Günümüzde iyileşmeyi hızlandıran protokoller yaygınlaşmıştır. Bu programlar uzun süreli açlıktan kaçınmayı, ameliyat öncesi karbonhidrat içeceklerini, çok yönlü ve opioidden kaçınan ağrı yönetimini, erken beslenmeyi, erken hareketlenmeyi, gereksiz dren ve kateterlerin çıkarılmasını ve sıvı tedavisinin ölçülü uygulanmasını içerir. Bu yaklaşımların hastanede kalış süresini ve komplikasyonları azalttığı gösterilmiştir.
Rutin ameliyat sonrası uygulamaların çoğunun gereksiz olduğu ortaya konmuştur: uzun süreli nazogastrik sonda, uzamış yatak istirahati, gaz çıkışı beklenerek beslenmenin geciktirilmesi ve dren kullanımı çoğu ameliyatta yarar sağlamaz.
Ağrı yönetiminde parasetamol, iltihap giderici ilaçlar ve bölgesel bloklar birlikte kullanılarak opioid gereksinimi azaltılır; bu, hem solunum baskılanmasını hem bağırsak hareketlerindeki gecikmeyi önler.
Taburculuk sonrası dönemde hasta, hangi bulgularda başvurması gerektiği konusunda açıkça bilgilendirilmelidir; bu güvenlik ağı, gecikmiş komplikasyonların erken tanınmasını sağlar.
Kurtarma başarısızlığı kavramı, sonucu belirleyenin komplikasyonun ortaya çıkması değil, zamanında tanınıp yönetilmesi olduğunu vurgular.
Eş anlamlılar
- Ameliyat sonrası
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.