İçeriğe atla

Ameliyat sonrası ağrı

DrSozluk sitesinden

Ameliyat sonrası ağrı (İng. postoperative pain), cerrahi girişimin ardından ortaya çıkan akut ağrıdır.

Etimoloji

Türkçe ameliyat sonrası ifadesi ile ağrı sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Ağrı, doku hasarına bağlı nosiseptif uyarının yanı sıra iltihabi aracıların yol açtığı duyarlılık artışıyla oluşur. Yeterince tedavi edilmediğinde yalnızca rahatsızlık değil, ölçülebilir zarar doğurur.[1]

Denetimsiz ağrının sonuçları çok yönlüdür: yüzeysel solunum ve öksürememe nedeniyle atelektazi ve pnömoni; hareketsizlik nedeniyle venöz tromboemboli; sempatik uyarı nedeniyle taşikardi ve miyokart iskemisi; uyku bozukluğu ve deliryum. Ayrıca kronik ağrıya dönüşme riski artar.

Günümüz yaklaşımı çok yönlü ağrı tedavisidir: farklı düzenekleri hedef alan ilaçların birlikte kullanılması, her birinin dozunu ve yan etkilerini azaltır. Temelde parasetamol ve uygun hastalarda steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar bulunur; bunlara bölgesel yöntemler ve gerektiğinde opioidler eklenir.

Opioidden kaçınan yaklaşım giderek yaygınlaşmıştır. Amaç, opioidleri tümüyle dışlamak değil; kurtarıcı ilaç düzeyine indirmektir. Bu, hem yan etkileri hem taburculuk sonrası uzun süreli kullanım riskini azaltır.

Bölgesel yöntemler, ağrı yönetiminin en etkili bileşenlerindendir. Epidural analjezi, paravertebral analjezi, periferik sinir bloğu, pleksus blokları ve fasiyal düzlem blokları girişim türüne göre seçilir. Toraks ve üst karın cerrahisinde bölgesel yöntemler solunum komplikasyonlarını azaltır.

Hasta kontrollü analjezi, damar yolundan opioid uygulamasında güvenli ve etkili bir yöntemdir; ancak düğmeye yalnızca hastanın basması kuralı yaşamsaldır.

Ağrının düzenli ölçülmesi ve kayıt altına alınması, tedavinin ayarlanmasını sağlar. Ölçüm yalnızca dinlenme sırasında değil, hareket ve öksürük sırasında da yapılmalıdır; işlevsel ağrı denetimi asıl hedeftir.

Önemli bir klinik tuzak, beklenenden şiddetli ya da giderek artan ağrının yalnızca doz yetersizliğine bağlanmasıdır. Muayene bulgularıyla orantısız ağrı; bölmesel sendrom, iskemi, anastomoz kaçağı ve enfeksiyon habercisi olabilir. Bu durumda ağrının bastırılması değil, nedenin araştırılması gerekir.

Bir diğer tuzak, opioid alan hastada sedasyon derinleşmesinin gözden kaçırılmasıdır; sedasyon, solunum baskılanmasının en erken göstergesidir ve solunum sayısından önce değişir.

Kronik ağrısı olan ve uzun süredir opioid kullanan hastalarda gereksinim yüksektir; bu hastaların yetersiz tedavi edilmesi yaygın bir sorundur ve bağımlılık kaygısıyla ağrının denetimsiz bırakılması doğru değildir.

Taburculukta opioid reçetesinin miktarı sınırlandırılmalı, kalan ilacın güvenli biçimde imha edilmesi anlatılmalıdır.

Eş anlamlılar

  • Postoperatif ağrı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.