Sedatifler
Sedatifler (İng. sedatives), merkezî sinir sistemini baskılayarak sakinleştirici ve uyku verici etki gösteren ilaç grubudur.
Etimoloji
Latince sedare (yatıştırmak) fiilinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Grup, benzodiazepinler, propofol, deksmedetomidin, barbitüratlar ve bazı antihistaminikleri kapsar. Çoğu, GABA almaç sistemini güçlendirerek etki gösterir; deksmedetomidin ise alfa-2 almaçları üzerinden farklı bir yolakla çalışır.[1]
Kullanım alanları girişimsel işlemler sırasında sedasyon, mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda uyum sağlanması, status epileptikus tedavisi, yoksunluk yönetimi ve kısa süreli uykusuzluk tedavisidir.
Yoğun bakımda sedasyon anlayışı köklü biçimde değişmiştir. Derin sedasyonun ventilatörde kalış süresini uzattığı, deliryum sıklığını artırdığı, kas güçsüzlüğüne yol açtığı ve uzun dönem bilişsel bozukluklarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle günümüzde hafif sedasyon hedeflenir, günlük uyandırma uygulanır ve öncelikle ağrı tedavi edilir. Huzursuzluğun çoğu kez ağrı, hipoksi, karbondioksit yükselmesi ya da idrar tutulmasından kaynaklandığı unutulmamalıdır; nedene bakılmadan sedasyon artırılması ciddi bir hatadır.
Benzodiazepin temelli sedasyonun, diğer seçeneklere göre daha çok deliryumla ilişkili olduğu gösterilmiştir; bu nedenle rutin kullanımdan kaçınılır. Buna karşılık alkol yoksunluğu ve nöbet tedavisinde ilk seçenektir.
En önemli risk solunum baskılanmasıdır. Bu etki, opioidlerle birlikte kullanıldığında belirgin biçimde artar; iki grubun birlikte kullanımı, ilaç ilişkili ölümlerin başlıca nedenlerindendir. Aynı risk gabapentinoidler için de geçerlidir.
Sedasyon derinliği bir süreklilik gösterir; hafif sedasyonla genel anestezi arasında kesin sınır yoktur ve hasta beklenenden daha derin düzeye geçebilir. Bu nedenle işlem sedasyonu uygulayan ekibin havayolu yönetimi konusunda yetkin olması, canlandırma donanımının hazır bulunması ve sürekli izlem yapılması zorunludur. Kapnografi, solunum baskılanmasını nabız oksimetresinden daha erken gösterir.
Yaşlılarda duyarlılık artar; düşme, kırık, konfüzyon ve deliryum riski yükselir. Bu nedenle uygunsuz ilaç listelerinde yer alırlar ve düşük dozla başlanması önerilir.
Uzun süreli kullanımda hoşgörü ve fiziksel bağımlılık gelişir. Ani kesilmede huzursuzluk, uykusuzluk, titreme ve nöbet görülebilir; bu nedenle azaltarak bırakma gerekir. Yoğun bakımda uzun süre sedatif alan hastalarda da kesilme sırasında yoksunluk gelişebilir; bu tablo giderek daha çok tanınmaktadır.
Propofol infüzyon sendromu, uzun süreli ve yüksek dozda uygulamada ortaya çıkan seyrek ancak ölümcül bir tablodur.
Uykusuzluk tedavisinde ilk seçenek ilaç değil, bilişsel davranışçı terapidir; ilaç tedavisi kısa süreli ve seçilmiş olgularla sınırlandırılır.
Eş anlamlılar
- Yatıştırıcılar
- Sakinleştiriciler
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Vincent JL ve ark. (ed.), Textbook of Critical Care, 8. baskı, 2023.