Solunum depresyonu
Solunum depresyonu (İng. respiratory depression), solunum merkezinin baskılanmasına bağlı olarak solunum hızının ve derinliğinin azalmasıdır.
Etimoloji
Türkçe solunum sözcüğü ile Latince deprimere (bastırmak) kökünden gelen depresyon teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Tablo, beyin sapındaki solunum merkezinin karbondioksite verdiği yanıtın azalmasıyla oluşur. Sonuçta alveoler ventilasyon düşer ve karbondioksit yükselir; ileri aşamada hipoksi eklenir.[1]
En sık nedenler ilaçlardır: opioidler, benzodiazepinler ve diğer sedatifler, propofol, barbitüratlar, gabapentinoidler ve alkol. Bu ilaçların birlikte kullanımı riski katlar; opioid ile benzodiazepin birlikteliği, ilaç ilişkili ölümlerin başlıca nedenlerindendir.
Diğer nedenler beyin sapı lezyonları, kafa içi basınç artışı, ağır hipotiroidi, miksödem koması, solunum kası güçsüzlüğü ve rezidüel nöromüsküler bloktur.
Erken tanınmada en kritik bilgi, sedasyon düzeyinin solunum sayısından önce değişmesidir. Hastanın giderek uykuya eğilim göstermesi, uyarılmakta güçlük çekilmesi ve konuşma sırasında uyuyakalması, en erken uyarı işaretidir. Yalnızca solunum sayısına bakmak yetersizdir.
İkinci kritik bilgi, nabız oksimetresinin yanıltıcı olmasıdır. Oksijen desteği alan hastada doygunluk uzun süre normal görünürken karbondioksit ölümcül düzeye çıkabilir; doygunluğun düşmesi çok geç bir bulgudur. Bu nedenle riskli hastalarda kapnografi ile solunum izlemi önerilir; karbondioksit dalga formu, baskılanmayı çok daha erken gösterir.
Yüksek riskli gruplar obstrüktif uyku apnesi olanlar, obezler, yaşlılar, böbrek işlev bozukluğu bulunanlar, opioid kullanmamış hastalar ve eş zamanlı sedatif alanlardır. Böbrek yetmezliğinde morfinin etkin yıkım ürünleri birikerek uzamış baskılanmaya yol açar.
Hasta kontrollü analjezi uygulamalarında güvenlik, hastanın aşırı doz aldığında uykuya dalarak düğmeye basamamasına dayanır. Bu nedenle düğmeye yalnızca hastanın basması kuralı yaşamsaldır; yakınların iyi niyetle basması bu korumayı ortadan kaldırır.
Karbondioksit tutan hastalarda denetimsiz yüksek akımlı oksijen uygulaması, tabloyu ağırlaştırır ve karbondioksit narkozuna yol açar. Doğru yaklaşım oksijeni kesmek değil, hedefe göre titre etmektir.
Tedavide havayolu açıklığının sağlanması, uyarma, oksijen desteği ve gerektiğinde solunum desteği uygulanır. Opioid kaynaklı olgularda nalokson kullanılır; etki süresi kısa olduğundan yinelenen doz ya da infüzyon gerekebilir ve hasta yeterince uzun izlenmelidir.
Flumazenil ise ayrım gözetmeden kullanılmaz; uzun süreli benzodiazepin kullanan hastada nöbet başlatabilir.
Ameliyat sonrası derlenme döneminde rezidüel nöromüsküler blok, önlenebilir ölümlerin nedenidir; sinir uyarımı izleyicisiyle bloğun çözüldüğünün gösterilmesi zorunludur.
Eş anlamlılar
- Solunum baskılanması
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Vincent JL ve ark. (ed.), Textbook of Critical Care, 8. baskı, 2023.