İçeriğe atla

Trombolitik tedavi

DrSozluk sitesinden

Trombolitik tedavi (İng. thrombolytic therapy), damarı tıkayan pıhtının ilaçla eritilmesidir.

Etimoloji

Yunanca thrombos (pıhtı) ve lysis (çözülme) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

İlaçlar, plazminojeni plazmine çevirerek fibrin ağının parçalanmasını sağlar; bu düzenek, vücudun kendi pıhtı çözücü sistemini aşırı biçimde uyarmaya dayanır.[1] Bu nedenle etki, hedef pıhtıyla sınırlı kalmaz; vücuttaki tüm pıhtılar aynı ölçüde tehdit altındadır. Bu genel etki, tedavinin hem gücünü hem en büyük tehlikesini açıklar: kanama riski, diğer antikoagülan tedavilerin çok üzerindedir.

Zaman, bu tedavinin belirleyici değişkenidir. İskemik inmede ilaç, belirtilerin başlangıcından sonraki dar bir pencerede verildiğinde işlevsel iyileşme sağlar; pencere kapandığında yarar kaybolur, kanama riski sürer. Bu nedenle son iyi görüldüğü an titizlikle sorgulanmalıdır; uykudan bu bulgularla uyanan hastada başlangıç zamanı bilinmez ve karar görüntüleme temelli verilir. ST yükselmeli miyokard enfarktüsünde ise tercih edilen tedavi birincil anjiyoplastidir; trombolitik, girişimsel merkeze zamanında ulaşılamadığında uygulanır.

Karşı endikasyonların bilinmesi, uygulamanın en kritik yanıdır. Aktif kanama, geçirilmiş beyin kanaması, yakın zamanda geçirilmiş kafa travması ya da beyin cerrahisi, bilinen damar yapısı bozukluğu ve kuşkulanılan aort diseksiyonu mutlak engellerdir. Diseksiyon ayrımı yaşamsaldır; göğüs ağrısıyla başvuran hastada bu tanı düşünülmeden ilaç verilmesi ölümcüldür. Denetimsiz hipertansiyon da uygulamayı engeller; tansiyon belirli sınırların altına indirilmeden tedavi başlatılmaz. Yakın zamanda geçirilmiş cerrahi, gebelik ve kanama eğilimi ise göreli engellerdir.

Uygulama sırasında ve sonrasında en korkulan komplikasyon kafa içi kanamadır. Bu nedenle hasta yakından izlenir; ani baş ağrısı, kusma, bilinç değişikliği ve yeni nörolojik bulgu gelişmesi durumunda infüzyon durdurulur ve acil görüntüleme yapılır. Bu dönemde girişimsel işlemlerden, kas içi enjeksiyondan ve sıkıştırılamayan damarlardan kan alınmasından kaçınılır; bu önlem sıklıkla ihmal edilir. Pulmoner embolide tedavi, yalnızca dolaşımı bozulmuş hastalarda önerilir; kararlı hastada yarar sağlamadığı gibi kanama riski taşır. Derin ven trombozunda ise kullanımı seçilmiş olgularla sınırlıdır.

Eş anlamlılar

  • Pıhtı eritici tedavi
  • Fibrinolitik tedavi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Libby P ve ark. (ed.), Braunwald's Heart Disease, 12. baskı, 2022.