İçeriğe atla

Parasetamol

DrSozluk sitesinden
12.18, 26 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1155 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Parasetamol (İng. paracetamol), ağrı kesici ve ateş düşürücü etkileri bulunan, iltihap giderici etkisi zayıf olan ilaçtır.

Etimoloji

Kimyasal adı olan para-asetilaminofenol ifadesinden türetilmiştir; İngilizcede asetaminofen olarak da anılır.

Klinik bağlam

Etki düzeneği tam olarak aydınlatılmamıştır; merkezî siklooksijenaz enziminin engellenmesi, kannabinoid ve serotonerjik yolakların katkısı öne sürülmüştür. İltihap giderici etkisinin zayıf olması, nonsteroid antienflamatuvar ilaçlardan ayıran temel özelliktir.[1]

Güvenlik profili nedeniyle birçok hastada birinci seçenektir: sindirim sistemi kanaması, böbrek hasarı ve trombosit işlev bozukluğu yapmaz. Bu nedenle peptik ülser öyküsü bulunan, antikoagülan kullanan, kronik böbrek hastalığı ve kalp yetersizliği olan hastalarda tercih edilir. Ayrıca çok yönlü analjezinin temel bileşenidir; opioid gereksinimini azaltır.

En önemli sorun karaciğer toksisitesidir. İlacın büyük bölümü glukuronidasyon ve sülfasyonla zararsız hâle getirilir; küçük bir bölümü ise sitokrom P450 yoluyla NAPQI adlı toksik ara ürüne dönüşür. Bu ürün, glutatyon tarafından bağlanarak etkisizleştirilir. Aşırı dozda ya da glutatyon depoları tükendiğinde NAPQI birikir ve hücre ölümüne yol açar. Bu düzenek, tedavinin neden glutatyon öncüsü olan asetilsistein ile yapıldığını açıklar.

Risk artıran durumlar bilinmelidir: kronik alkol kullanımı, malnütrisyon, uzun süreli açlık, kaşeksi, ileri yaş ve enzim uyarıcı ilaçlar — karbamazepin, fenitoin, rifampisin. Bu gruplarda toplam günlük doz azaltılmalıdır.

Zehirlenmenin en tehlikeli özelliği, erken dönemde belirti vermemesidir. İlk saatlerde hasta iyi görünür ya da yalnızca bulantı tanımlar; karaciğer hasarı bulguları bir-iki gün sonra ortaya çıkar. Bu nedenle karar, belirtilere değil alınan doza ve ilaç düzeyine dayandırılmalıdır. Tek doz alımlarda Rumack-Matthew nomogramı kullanılır; ancak kronik aşırı alım ve alım zamanının bilinmediği durumlarda nomogram geçerli değildir ve tedavi eşiği düşük tutulur.

Asetilsistein tedavisi, ilk saatler içinde başlatıldığında karaciğer hasarını neredeyse tümüyle önler; geç dönemde bile yarar sağladığından geç başvuruda uygulanmalıdır. Kuşku durumunda tedavinin geciktirilmemesi temel kuraldır.

Akut karaciğer yetmezliği gelişen hastalarda nakil merkezine erken yönlendirme yaşamsaldır; King's College ölçütleri bu kararda kullanılır. Ağır olgularda metabolik asidoz, hipoglisemi, koagülopati ve hepatik ensefalopati izlenir.

Klinik pratikte sık karşılaşılan bir sorun, kombine preparatlarla farkında olmadan yüksek doz alımıdır. Soğuk algınlığı ilaçları ve ağrı kesici kombinasyonları parasetamol içerdiğinden, toplam günlük doz aşılabilir. Hastaların bu konuda bilgilendirilmesi ve ilaç listelerinin gözden geçirilmesi önerilir. Hastanede ise damar yolundan uygulanan preparatın doz hesabı, düşük kilolu hastalarda ayrıca dikkat gerektirir.

Karaciğer hastalığı bulunan hastalarda ilaç yasak değildir; günlük doz azaltılarak güvenle kullanılabilir. Bu grupta parasetamolden kaçınılıp antiinflamatuar ilaçlara ya da opioidlere yönelinmesi, daha büyük zarar doğuran yaygın bir hatadır.

Ateş düşürücü kullanımda ilkeler geçerlidir: ateş bir belirtidir ve her zaman düşürülmesi gerekmez; karar hastanın konforuna ve klinik duruma göre verilir. Çocuklarda su çiçeği ve viral hastalıklarda salisilat yerine parasetamol tercih edilir.

Eş anlamlılar

  • Asetaminofen

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.