Antiviral ilaçlar
Antiviral ilaçlar (İng. antiviral drugs), virüslerin çoğalmasını engelleyerek etki gösteren ilaç grubudur.
Etimoloji
Yunanca anti (karşı) ön eki ile virüs teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Virüsler çoğalmak için konak hücreye zorunlu olarak bağımlı olduğundan, seçici ilaç geliştirmek güçtür; hedeflenen yapıların çoğu hücreye aittir. Bu nedenle antiviral ilaç sayısı, antibakteriyel ilaçlara göre sınırlıdır.[1]
İlaçlar, virüs yaşam döngüsünün farklı basamaklarını hedef alır: hücreye giriş, genetik materyalin kopyalanması, genoma katılma, protein işlenmesi ve hücreden çıkış.
Herpes ailesine karşı kullanılan ilaçlar, viral enzimlerce etkinleştirilir; bu seçicilik, yalnızca enfekte hücrelerde etkili olmalarını sağlar. Erken başlanmaları belirleyicidir; herpes zoster ve su çiçeğinde belirtilerin ilk günlerinde başlanması yararı belirler.
Grip tedavisinde kullanılan ilaçlar da zamana bağlıdır; belirtilerin başlangıcından itibaren erken dönemde etkilidir. Riskli gruplarda ve hastaneye yatan hastalarda test sonucu beklenmeden başlanması önerilir.
HIV enfeksiyonu tedavisinde birden çok ilacın birlikte kullanılması zorunludur. Tek ilaçla tedavi, virüsün yüksek mutasyon hızı nedeniyle kısa sürede direnç doğurur. Bu ilke, alanın en kritik kuralıdır ve temas öncesi profilaksi uygulanacak kişide enfeksiyonun dışlanması gerekliliğini de açıklar.
Hepatit C tedavisinde doğrudan etkili ilaçlar, hastaların büyük çoğunluğunda kalıcı iyileşme sağlar; bu, antiviral tedavinin en başarılı örneğidir.
Hepatit B tedavisinde kullanılan ilaçlar virüsü baskılar ancak çoğu hastada ortadan kaldırmaz; bu nedenle tedavi uzun sürelidir. Ani kesilmesi, hepatitin ağır alevlenmesine yol açabilir. Ayrıca bazı HIV ilaçları hepatit B üzerinde de etkilidir; tedavi değişikliklerinde bu birliktelik gözetilmelidir.
Sitomegalovirüs tedavisinde kullanılan ilaçların kemik iliği baskılanması ve böbrek toksisitesi belirgindir; yakın izlem gerekir.
İlaç etkileşimi yükü, özellikle HIV ve hepatit C tedavilerinde yüksektir. Ritonavir ve kobisistat gibi güçlendiriciler, birlikte kullanılan ilaçların düzeyini tehlikeli biçimde yükseltir. Bu nedenle her yeni ilaç öncesi etkileşim denetimi zorunludur.
Böbrekten atılan antiviral ilaçlarda doz ayarı gerekir; atlanması nörotoksisite ve böbrek hasarına yol açar. Yeterli sıvı alımı, bazı ilaçlarda kristal nefropatisini önler.
Direnç gelişimi, uyumsuz kullanım ve yetersiz doz sonucu ortaya çıkar; direnç testleri tedavi seçimini yönlendirir.
Antiviral tedavinin en sık yanlış kullanımı, kendiliğinden düzelen viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında beklenti oluşturmasıdır; buna karşılık asıl yaygın hata, bu enfeksiyonlara antibiyotik verilmesidir.
Eş anlamlılar
- Virüs karşıtı ilaçlar
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.