Baziler arter trombozu
Baziler arter trombozu (İng. basilar artery thrombosis), arka dolaşımın ana damarı olan baziler arterin tıkanmasıdır. Beyin sapı, serebellum ve talamusu besleyen bu damarın tıkanması, tedavi edilmediğinde çok yüksek ölüm ve ağır özürlülük oranıyla seyreder.
Etimoloji
"Baziler", damarın kafa tabanında (Lat. basis) yer almasından gelir; iki vertebral arterin birleşmesiyle oluşur ve beyin sapının ön yüzünde yukarı doğru uzanır.
Klinik bağlam
Tıkanmanın klinik ağırlığı, damarın beslediği bölgenin işlevsel yoğunluğundan kaynaklanır: beyin sapı, uyanıklığı sürdüren retiküler formasyonu, kraniyal sinir çekirdeklerini ve tüm çıkan-inen yolları barındırır. Bu nedenle küçük bir alanın iskemisi bile bilinç kaybı, çoklu kraniyal sinir bulgusu ve iki taraflı motor tutulum yaratabilir. Tıkanma mekanizmaları arasında yerinde gelişen ateroskleroz zemininde tromboz, kalpten ya da vertebral arterden kaynaklanan embolizm ve vertebral arter diseksiyonu sayılır; sonuncusu genç hastalarda, boyun travması ya da manipülasyonu sonrasında düşünülmelidir.[1]
Klinik tablo, hastalığın tanınmasını güçleştiren iki özelliğe sahiptir. Birincisi, belirtilerin sıklıkla dalgalanarak ve basamaklı biçimde ilerlemesidir; hastalar günler öncesinden geçici baş dönmesi, çift görme, dizartri ve denge bozukluğu tanımlayabilir ve bu uyarı belirtileri periferik nedenlere bağlanarak gözden kaçar. İkincisi, tablonun spesifik olmayan biçimde başlayabilmesidir: bulantı, kusma, baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı, metabolik ya da psikiyatrik nedenlere yorulabilir.
Yerleşmiş tabloda bulgular çarpıcıdır: bilinç düzeyinde bozulma, iki taraflı motor güçsüzlük, göz hareket bozuklukları, pupil anormallikleri, dizartri, disfaji ve serebellar bulgular. Ponsun geniş biçimde etkilendiği olgularda kilitlenme sendromu ortaya çıkar; hasta bilinçlidir ve çevresini algılar, ancak yalnızca dikey göz hareketleri ve göz kırpma ile iletişim kurabilir. Bu tablonun koma ya da bitkisel durumla karıştırılması, klinikte özellikle üzerinde durulan bir hatadır; hastanın dikey göz hareketleriyle sorulara yanıt verip veremediği mutlaka denenmelidir.
Tanıda bilgisayarlı tomografi kanamayı dışlar ancak arka çukur artefaktları nedeniyle erken iskemiyi göstermede yetersizdir; bazen baziler arterin yoğun görünmesi tıkanmayı düşündürür. BT anjiyografi damar tıkanıklığını doğrudan ortaya koyar ve ivedilikle yapılmalıdır. Difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme beyin sapı iskemisini en duyarlı biçimde gösterir. Bilinci kapalı ve nedeni açıklanamayan her hastada arka dolaşım tıkanıklığının akla getirilmesi, damar görüntülemesinin eşiğini düşürmelidir.
Yönetimde mekanik trombektomi belirleyici tedavidir. Ön dolaşım tıkanıklıklarından farklı olarak, baziler arter tıkanmasında girişim penceresi daha geniş kabul edilir; tedavi edilmediğinde sonucun neredeyse tümüyle olumsuz olması, seçilmiş hastalarda geç saatlerde bile girişimi haklı kılar. Tromboliz uygun hastalarda uygulanır ve trombektomiyi tamamlar. Randomize çalışmalar, trombektominin tıbbi tedaviye üstünlüğünü ortaya koymuştur.[2]
Destek bakımı sonucu belirleyen ikinci eksendir. Havayolu güvenliği erken sağlanmalı, oksijenlenme ve karbondioksit düzeyi normal aralıkta tutulmalı, hipotansiyondan kaçınılmalıdır — serebral otoregülasyonun bozulduğu bu hastalarda kan basıncındaki düşüş doğrudan perfüzyon kaybına dönüşür. Ateş, hiperglisemi ve nöbetler denetlenir. Serebellar infarktta gelişen ödem, dördüncü ventrikülü bası altına alarak hidrosefali ve beyin sapı basısı yaratabilir; bu durumda dekompresif cerrahi yaşam kurtarıcıdır ve zamanlaması kritiktir.
Klinik tuzakların başında, izole baş dönmesi ve dengesizliğin periferik vestibüler nedene bağlanması gelir; eşlik eden başka bir nörolojik bulgu, yeni başlayan baş ağrısı ya da damar risk etkenlerinin varlığı merkezi nedeni düşündürmelidir. Bir diğeri, dalgalanan bulguların düzelmesine güvenilerek görüntülemenin ertelenmesidir.
Eş anlamlılar
- Baziler tıkanma
- Arka dolaşım inmesi (kapsayıcı terim)