Elektrolit bozuklukları
Elektrolit bozuklukları (İng. electrolyte disorders), vücut sıvılarındaki iyon derişimlerinin normal sınırların dışına çıkmasıdır.
Etimoloji
Yunanca elektron (kehribar) ve lytos (çözünen) sözcüklerinden türetilmiş elektrolit teriminden gelir.
Klinik bağlam
Başlıca ilgilenilen iyonlar sodyum, potasyum, klor, kalsiyum, magnezyum, fosfat ve bikarbonattır. Bunlar hücre zarı potansiyelini, sinir iletimini, kas kasılmasını, enzim işlevini ve asit–baz dengesini belirler; bu nedenle bozuklukları öncelikle kalp, kas ve sinir sisteminde belirti verir.[1]
Hiponatremi en sık görülen bozukluktur ve gerçekte bir su fazlalığı sorunudur. Değerlendirmede hastanın hacim durumu, serum ve idrar ozmolalitesi ile idrar sodyumu birlikte kullanılır. Belirtiler bulantıdan nöbet ve komaya dek uzanır. En kritik kural düzeltme hızıdır: kronik hiponatreminin hızlı düzeltilmesi ozmotik demiyelinizasyon sendromuna yol açar ve kalıcı nörolojik hasar bırakır. Buna karşılık ağır belirtili akut olguda hipertonik salin ile hızlı ancak sınırlı bir yükselme sağlanır. Bu denge, alanın en önemli klinik tuzağıdır.
Hipernatremi ise su kaybını yansıtır; bilinci kapalı, susama duyusu bozulmuş ve serbest suya ulaşamayan hastalarda görülür. Burada da hızlı düzeltme beyin ödemi doğurabilir.
Hiperkalemi en acil bozukluktur. Elektrokardiyografide sivri T dalgası, PR uzaması, QRS genişlemesi ve sinüs dalgası görünümü ilerleyici bulgulardır; ani kardiyak arrest gelişebilir. Yönetimde zar sabitlemesi, potasyumun hücre içine kaydırılması ve vücuttan uzaklaştırılması sırasıyla uygulanır. Kalsiyum uygulaması ritim koruması sağlar ancak potasyumu düşürmez; bu ayrımın karıştırılması tehlikelidir. Hipokalemide ise ritim bozukluğu riski artar ve digoksin toksisitesi kolaylaşır.
Hipomagnezemi, dirençli hipokalemi ve hipokalseminin gözden kaçan nedenidir; magnezyum düzeltilmeden diğer bozukluklar düzelmez. Bu, klinikte en sık atlanan bağlantılardan biridir.
Hipokalsemi parestezi, kas kramplarında ve ağır olgularda laringospazm ile tetani biçiminde belirti verir; QT uzaması ritim riskini artırır. Hiperkalsemi ise bulantı, kabızlık, poliüri, böbrek taşı ve bilinç değişikliğine yol açar; malignite ve hiperparatiroidi başlıca nedenlerdir.
Fosfat bozuklukları özellikle beslenmenin yeniden başlatıldığı hastalarda önemlidir; yeniden beslenme sendromunda fosfat, potasyum ve magnezyum hızla düşer ve solunum kası güçsüzlüğü ile ritim bozukluğu gelişir. Uzun süre aç kalmış hastada beslenmenin yavaş başlatılması ve tiamin desteği bu tabloyu önler.
Tümör lizis sendromu, hızlı hücre yıkımıyla potasyum, fosfat ve ürik asidin yükseldiği, kalsiyumun düştüğü acil bir tablodur.
Ölçüm hataları da tanıyı saptırır. Kan alma sırasında hemoliz yalancı hiperkalemiye, hiperglisemi ve yüksek trigliserit yalancı hiponatremiye, hipoalbüminemi ise yanıltıcı düşük kalsiyum değerine yol açar. Bu nedenle beklenmedik sonuç, klinikle uyumsuzsa yinelenmelidir.
Yönetimde altta yatan neden düzeltilmeden yapılan yerine koyma tedavisi geçicidir; ilaçların, böbrek işlevinin ve sıvı dengesinin gözden geçirilmesi esastır.
Eş anlamlılar
- İyon dengesizliği
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.