İçeriğe atla

Propofol

DrSozluk sitesinden
17.26, 24 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 470 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Propofol (İng. propofol), hızlı etki başlangıcı ve hızlı derlenme sağlayan, en yaygın kullanılan intravenöz anestezi indüksiyon ajanıdır. Sedasyon ve toplam intravenöz anestezide de infüzyon biçiminde kullanılır.

Etimoloji

Ad, molekülün kimyasal yapısını belirten fenol türevi adlandırmasından kısaltılmıştır.

Klinik bağlam

İlaç, GABA-A reseptörüne bağlanarak inhibitör iletiyi güçlendirir ve saniyeler içinde bilinç kaybı sağlar. Uyanma, ilacın dokulara yeniden dağılımıyla gerçekleşir; bu nedenle tek dozdan sonra derlenme hızlıdır. Suda çözünmediğinden yağ emülsiyonu içinde hazırlanır — bu formülasyon, hem enjeksiyon ağrısının hem bakteriyel üreme riskinin hem uzun süreli infüzyonda lipid yükünün kaynağıdır. Hazırlanan şırıngaların kısa sürede kullanılması ve aseptik tekniğe uyulması bu nedenle önemlidir.[1]

Kardiyovasküler etkileri belirleyicidir: damar direncini düşürür, miyokart kasılmasını baskılar ve barorefleks yanıtı zayıflatır. Sonuçta özellikle yaşlı, hipovolemik ve hemodinamik olarak kararsız hastalarda belirgin hipotansiyon gelişir. Bu nedenle bu gruplarda doz azaltılır, yavaş uygulanır ve vazopresör hazırlığı yapılır; etomidat ve ketamin alternatif olarak değerlendirilir. Solunum üzerinde de belirgin baskılayıcı etkisi vardır ve apneye yol açar.

Olumlu özellikleri arasında havayolu reflekslerini baskılaması — larengeal maske yerleştirilmesini kolaylaştırır —, bronkodilatasyon, ameliyat sonrası bulantı-kusma sıklığını azaltması ve serebral metabolizma ile intrakraniyal basınçı düşürmesi sayılır. Bu son özellik, nöroşirürjik hastalarda tercih nedenidir; ancak kan basıncını düşürerek beyin perfüzyon basıncını tehlikeye atabileceği için denge gözetilmelidir.

Yoğun bakımda sedasyon amacıyla yaygın kullanılır; hızlı titre edilebilmesi ve kesildiğinde çabuk uyanma sağlaması, günlük nörolojik değerlendirme ve ventilatörden ayırma açısından üstünlük sunar. Benzodiazepinlere göre daha az deliryum ile ilişkilendirilmesi, güncel kılavuzlarda yeğlenmesinin gerekçesidir. Ayrıca dirençli status epileptikusta anestezik infüzyon seçeneklerinden biridir.

En ciddi komplikasyon, propofol infüzyon sendromudur. Uzun süreli ve yüksek dozda kullanımda ortaya çıkar; laktik asidoz, rabdomiyoliz, hiperkalemi, böbrek yetmezliği, ritim bozuklukları ve kalp yetmezliğiyle seyreder ve ölümcül olabilir. Mekanizmasının mitokondriyal yağ asidi oksidasyonunun bozulması olduğu düşünülür. Risk etkenleri arasında yüksek doz, uzun süre, çocuk yaş grubu, ağır kritik hastalık, yetersiz karbonhidrat alımı ve eşzamanlı kortikosteroid ile vazopresör kullanımı sayılır. Bu nedenle uzun süreli infüzyonlarda doz sınırlandırılır, laktat ve kreatin kinaz izlenir; açıklanamayan asidoz gelişen ve propofol alan hastada bu olasılık öncelikle düşünülmelidir.[2]

Diğer dikkat noktaları arasında lipid yükünün trigliserid düzeyini yükseltmesi — uzun süreli infüzyonda beslenme planına dahil edilmelidir —, enjeksiyon ağrısı, istemsiz hareketler ve yumurta ile soya alerjisi öyküsünün sorgulanması bulunur; ancak bu alerjilerin gerçek kontrendikasyon oluşturup oluşturmadığı tartışmalıdır.

Klinik tuzakların başında, standart dozların hemodinamik olarak kararsız hastaya uygulanması gelir; bu, indüksiyona bağlı ağır hipotansiyonun en sık nedenidir. Bir diğeri, ilacın analjezik etkisi bulunmadığının gözden kaçmasıdır — ağrılı girişimlerde tek başına kullanılması yetersiz kalır. Ayrıca uzun süreli infüzyonlarda toplam dozun kaydedilmemesi, infüzyon sendromu riskinin izlenememesine yol açar.

Eş anlamlılar

  • Diprivan
  • 2,6-diizopropilfenol

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.
  2. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.