Postoperatif bakım ünitesi
Postoperatif bakım ünitesi (İng. post-anaesthesia care unit, PACU), anestezi sonrası hastaların uyanma döneminde yakın izlendiği birimdir. Solunum, dolaşım ve bilinç işlevlerinin geri kazanılması bu birimde denetlenir.
Etimoloji
Türkçe adlandırma birimin işlevini belirtir; İngilizce karşılığı, anestezi sonrası bakımı vurgular. Halk arasında ve klinik kullanımda "uyandırma odası" adı da yaygındır.
Klinik bağlam
Birimin varlık nedeni, anesteziden çıkışın en yüksek risk taşıyan dönemlerden biri olmasıdır. Havayolu refleksleri henüz tam geri dönmemiştir, ilaç etkileri sürer ve cerrahiye bağlı sorunlar bu dönemde ortaya çıkar. Bu nedenle standart izlem — nabız oksimetresi, elektrokardiyografi, kan basıncı, solunum sayısı, sıcaklık ve ağrı düzeyi — ile eğitimli personel gözetimi zorunludur.[1]
Erken dönemin en sık ve en tehlikeli sorunu solunumsaldır. Üst havayolu tıkanıklığı, dilin geriye kaçması ve farengeal kas tonusunun azalmasıyla gelişir; laringospazm, özellikle salgı ya da kan uyarısıyla ortaya çıkar. Hipoksemiye katkıda bulunan diğer etkenler atelektazi, fonksiyonel rezidüel kapasitenin azalması, opioid kaynaklı hipoventilasyon, rezidüel nöromüsküler blok ve — nitröz oksit kullanıldıysa — difüzyon hipoksisidir. Rezidüel blok özel önem taşır: hasta yeterli görünse bile farengeal işlev bozukluğu sürebilir ve aspirasyona zemin hazırlar; bu nedenle ekstübasyon öncesi nicel train-of-four ölçümü yapılmış olmalıdır.
Dolaşım sorunları arasında hipotansiyon — hipovolemi, kalıntı anestezik etkisi, kanama —, hipertansiyon — ağrı, mesane distansiyonu, hipoksi, ilaç kesilmesi —, aritmiler ve miyokart iskemisi bulunur. Ameliyat sonrası hipertansiyonun en sık nedeni ağrıdır ve antihipertansif vermeden önce bu değerlendirilmelidir.
Diğer sık sorunlar arasında bulantı ve kusma, titreme, hipotermi, idrar retansiyonu, deliryum ve — uyanma döneminde ortaya çıkan — ajitasyon sayılır. Ameliyat sonrası bulantı-kusma, hasta memnuniyetini en çok etkileyen sorunlardan biridir; risk önceden belirlenip farklı reseptörlere etki eden ajanlarla önleyici tedavi uygulanır.
Ağrı yönetimi birimin temel görevlerindendir ve çoklu analjezi ilkesine dayanır: parasetamol, nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, lokal anestezi ve rejyonal teknikler ile gereken en düşük opioid dozu birlikte kullanılır. Bu yaklaşım, opioid yan etkilerini azaltır ve derlenmeyi hızlandırır.
Taburculuk kararı, öznel izlenime değil doğrulanmış ölçütlere dayandırılır: bilinç düzeyi, solunum ve dolaşım kararlılığı, oksijenlenme, motor işlevin geri dönmesi, ağrı ve bulantının denetim altında olması, kanama bulgusunun olmaması. Rejyonal blok uygulanan hastalarda bloğun gerilemekte olduğunun gösterilmesi ve motor işlevin izlenmesi gerekir. Ayaktan cerrahi hastalarında ek ölçütler — sıvı alabilme, yürüyebilme, refakatçinin bulunması — aranır.
Yüksek riskli hastalar için birim, bir karar noktası işlevi de görür: burada saptanan sorunlar, hastanın servise mi yoksa yoğun bakıma mı gideceğini belirler. Obstrüktif uyku apnesi, ileri yaş, kırılganlık, ağır kalp ve akciğer hastalığı bulunan hastalarda izlem süresi uzatılır.[2]
Klinik tuzakların başında, hastanın gözlerini açıp emirlere uymasının yeterli sayılması gelir; havayolu koruma refleksleri ve kas gücü ayrıca değerlendirilmelidir. Bir diğeri, ajitasyonun doğrudan ağrıya bağlanarak opioid verilmesidir — hipoksi, hiperkapni, mesane distansiyonu, hipoglisemi ve deliryum öncelikle dışlanmalıdır. Ayrıca teslim sırasında anestezi ekibinden alınan bilginin eksik kalmasının, önlenebilir hataların bilinen kaynağı olduğu unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- PACU
- Uyandırma odası
- Derlenme ünitesi