Hipofiz bezi
Hipofiz bezi (İng. pituitary gland; Lat. hypophysis), kafa tabanında sella turcica içinde yer alan ve hipotalamusun denetiminde çalışarak çok sayıda endokrin bezi yöneten bezdir. Ön ve arka lobu, köken ve işlev bakımından birbirinden ayrı iki yapıdır.
Etimoloji
Yunanca hypo- (altında) ve physis (büyüme) sözcüklerinden oluşan hypophysis, bezin beynin altından sarkan konumunu anlatır. Latince pituita (sümük) kökenli pituitary adlandırması ise, bezin burun salgısı ürettiği yolundaki eski ve yanlış anlayıştan kalmadır.
Klinik bağlam
Ön lob (adenohipofiz), ağız boşluğu epitelinden gelişir ve hipotalamustan portal damar sistemiyle taşınan salgılatıcı hormonların denetiminde çalışır. Büyüme hormonu, prolaktin, tiroit uyarıcı hormon, adrenokortikotropik hormon ile gonadotropinleri üretir; bu hormonlar tiroit, adrenal korteks ve gonadlar üzerinden hedef bezleri yönetir ve negatif geri bildirim döngüleriyle dengelenir. Arka lob (nörohipofiz) ise gerçek bir bez değil, hipotalamus çekirdeklerinde üretilen antidiüretik hormon ve oksitosinin akson uçlarından salındığı sinir dokusu uzantısıdır. Bu köken farkı klinikte doğrudan karşılık bulur: sap düzeyindeki lezyonlar arka lob hormonlarının salınımını bozarken, ön lob yetmezliği daha çok bezin kendisinin hasarında ortaya çıkar.[1]
Komşuluk ilişkileri, hastalıkların bulgu örüntüsünü belirler. Bezin hemen üzerinde optik kiazma yer alır; buradan yukarı doğru büyüyen kitleler görme alanının dış yarılarını etkileyerek bitemporal hemianopsi oluşturur. Yanlarda kavernöz sinüs bulunur ve içinden geçen göz hareket sinirlerinin tutulması çift görme ve oftalmopleji ile sonuçlanır. Bu nedenle sella bölgesi patolojilerinde görme alanı muayenesi ve göz hareketlerinin değerlendirilmesi rutin bir parçadır.
En sık patoloji hipofiz adenomudur. Bu tümörler hormon salgılayan (fonksiyonel) ya da salgılamayan tipte olabilir. Prolaktin salgılayanlar kadınlarda adet düzensizliği ve süt gelmesi, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu yapar; büyüme hormonu salgılayanlar erişkinde akromegaliye yol açar; adrenokortikotropik hormon salgılayanlar Cushing hastalığının nedenidir. Salgılamayan adenomlar ise genellikle kitle etkisiyle — baş ağrısı, görme alanı kaybı ve hormon yetmezliği ile — fark edilir. Diğer önemli tablolar arasında kraniyofarenjiyoma, Rathke kisti, hipofizit ve metastazlar sayılır.
Acil değerlendirme gerektiren iki durum özel önem taşır. Hipofiz apopleksisi, adenom içine kanama ya da infarktüs sonucu ani baş ağrısı, görme kaybı, oftalmopleji ve bilinç değişikliğiyle ortaya çıkar; subaraknoid kanama ile karışabilir ve akut adrenal yetmezlik eşlik ettiğinden gecikmeden kortikosteroid desteği gerektirir. Sheehan sendromu ise doğum sırasındaki ağır kanama ve şoka bağlı hipofiz nekrozudur; emzirememe ve adet görememeyle başlayarak yıllar içinde tam yetmezliğe ilerleyebilir.
Hipofiz yetmezliğinde hormon eksiklikleri genellikle belirli bir sırayla ortaya çıkar; büyüme hormonu ve gonadotropinler erken, adrenokortikotropik hormon ve tiroit uyarıcı hormon daha geç etkilenir. Değerlendirmede hedef bez hormonu ile hipofiz hormonunun birlikte ölçülmesi esastır: düşük tiroit hormonuna karşılık düşük ya da normal tiroit uyarıcı hormon bulunması, sorunun merkezi olduğunu gösterir. Görüntülemede seçkin yöntem manyetik rezonans görüntülemedir.[2]
Yoğun bakım ve ameliyat çevresi dönemde bezin işlevi ayrı bir önem taşır. Sap hasarı ya da arka lob tutulumu diabetes insipidusa yol açar ve ağır hipernatremiyle seyredebilir; transsfenoidal cerrahi sonrası bu tablo, geçici ve üç fazlı bir seyir gösterebilir. Ayrıca hipofiz kaynaklı adrenal yetmezliği olan hastalarda cerrahi, enfeksiyon ve travma gibi stres durumlarında kortikosteroid gereksiniminin artacağı öngörülmelidir.
Klinik tuzakların başında, açıklanamayan hipotansiyon ve hiponatremide merkezi adrenal yetmezliğin akla getirilmemesi gelir. Bir diğeri, tiroit hormonu tedavisine kortikosteroid desteğinden önce başlanmasıdır; bu sıra hatası, gizli adrenal yetmezliği olan hastada krizi tetikleyebilir. Ayrıca kritik hastalıkta hormon düzeylerinin yorumlanmasının güçleştiği ve tek bir ölçüme dayanarak tanı konmaması gerektiği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Hipofiz
- Pituiter bez