Erken komplikasyon
Erken komplikasyon (İng. early complication), bir girişim, hastalık ya da tedavinin ardından ilk saatler veya günler içinde ortaya çıkan istenmeyen gelişmedir.
Etimoloji
Türkçe erken sözcüğü ile Latince complicare (katlamak, karmaşıklaştırmak) kökünden gelen komplikasyon teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Zamanlamaya göre yapılan ayrım, olası nedenleri daraltarak tanıyı hızlandırır. Erken dönemde teknik sorunlar, kanama, dolaşım ve solunum bozuklukları öne çıkarken; geç dönemde enfeksiyon, darlık, yapışıklık ve işlev kaybı görülür. Bu nedenle zaman çizelgesi, ayırıcı tanının temel aracıdır.[1]
Cerrahi sonrası ilk saatlerde en sık karşılaşılan sorunlar kanama, hipotansiyon, solunum yetmezliği, havayolu tıkanıklığı, bulantı ve ağrı denetimsizliğidir. Anestezi sonrası derlenme döneminde üst havayolu tıkanıklığı ve rezidüel nöromüsküler blok, gözden kaçtığında ölümcül olabilir.
Ateşin ortaya çıkış zamanı yol göstericidir. İlk saatlerdeki ateş genellikle cerrahi travmaya bağlı yangısal yanıtı yansıtır; ancak çok erken ve yüksek ateş, nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu ya da malign hipertermi açısından uyarıcıdır. İlk günlerdeki ateşte atelektazi, damar yolu ilişkili enfeksiyon ve ilaç tepkimeleri düşünülür; beşinci günden sonra ise yara enfeksiyonu, pnömoni, üriner enfeksiyon ve anastomoz kaçağı öne çıkar.
Girişimlere özgü erken sorunlar ayrı ayrı bilinir. Merkezî venöz kateter takılmasında pnömotoraks, arter yaralanması ve hava embolisi; endotrakeal entübasyonda yanlış yerleşim, diş yaralanması ve aspirasyon; lomber ponksiyonda baş ağrısı; perkütan endoskopik gastrostomide kanama ve komşu organ yaralanması görülür. Bu sorunların çoğu işlem sonrası ilk saatlerde belirti verir.
En kritik klinik tuzak, erken bulguların ameliyat sonrası olağan değişiklikler sanılmasıdır. Taşikardi, huzursuzluk, idrar çıkışında azalma ve solunum sayısında artış çoğu kez ağrıya ya da anksiyeteye bağlanır; oysa bunlar kanamanın ve sepsisin en erken göstergeleridir. Solunum sayısı, en duyarlı ancak en sık ihmal edilen bulgudur.
Bir diğer tuzak, ağrının niteliğindeki değişimin göz ardı edilmesidir. Ameliyat sonrası ağrının beklenenden şiddetli olması ya da giderek artması, bölmesel sendrom, iskemi ya da anastomoz kaçağının habercisi olabilir. Muayene bulgularıyla orantısız ağrı, daima ciddiye alınır.
Erken dönemde ayrıca venöz tromboemboli, akut böbrek hasarı, deliryum, stres ülseri kanaması ve elektrolit bozuklukları gelişebilir. Yaşlı hastalarda deliryum, altta yatan enfeksiyon ya da ilaç yan etkisinin ilk belirtisi olabilir.
Önlemede ayrıntılı ameliyat öncesi değerlendirme, güvenli cerrahi kontrol listesi, uygun antibiyotik profilaksisi, tromboz korunması, erken hareketlenme, ağrı yönetimi ve yapılandırılmış izlem etkilidir. Erken uyarı skorları, kötüleşmenin fark edilmesini kolaylaştırır.
Ortaya çıkan sorunun zamanında tanınması, sonucu belirleyen en önemli etkendir; kurtarma başarısızlığı, cerrahi ölümlerin büyük bölümünden sorumludur.
Eş anlamlılar
- Erken dönem yan olay
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunicardi FC ve ark. (ed.), Schwartz's Principles of Surgery, 11. baskı, 2019.