İçeriğe atla

Bağışıklık baskılaması

DrSozluk sitesinden
(Bağışıklık baskılanması sayfasından yönlendirildi)

Bağışıklık baskılaması (İng. immunosuppression), bağışıklık sisteminin ilaçlar, hastalıklar ya da tedaviler yoluyla zayıflatılmasıdır.

Etimoloji

Türkçe bağışıklık sözcüğü ile baskılama sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Baskılama, tedavi amacıyla bilinçli olarak sağlanabileceği gibi hastalığın ya da tedavinin istenmeyen sonucu olarak da ortaya çıkar. Amaçlı kullanım alanları organ nakli sonrası ret önlemesi, otoimmün hastalıklar ve iltihabi hastalıklardır.[1]

Başlıca ilaç grupları kortikosteroidler, kalsinörin inhibitörü grubu ilaçlar, antimetabolitler, biyolojik ajanlar ve hücre çoğalmasını engelleyen ilaçlardır. Her grubun baskıladığı bağışıklık kolu farklıdır; bu, ortaya çıkan enfeksiyon türünü belirler.

Bu ilişki tanısal açıdan yol göstericidir. Hücresel bağışıklığın bozulduğu durumlarda Pneumocystis jirovecii pnömonisi, sitomegalovirüs hastalığı, toksoplazmoz, kriptokokoz ve mikobakteri enfeksiyonları öne çıkar. Antikor eksikliğinde kapsüllü bakterilerle yinelenen enfeksiyonlar; nötropenide ise bakteriyel ve mantar enfeksiyonları görülür.

En kritik klinik tuzak, iltihabi bulguların baskılanmış olmasıdır. Ateş düşük ya da yok olabilir, karın muayenesinde defans oluşmayabilir, akciğer filminde bulgular silik kalabilir ve C-reaktif protein yükselmeyebilir. Bu nedenle bu hastalarda kuşku eşiği düşük tutulmalı ve tanı klinik bulgulara indirgenmemelidir.

Bir diğer önemli konu, gizli enfeksiyonların yeniden etkinleşmesidir. Tedavi öncesinde tüberküloz, hepatit B, hepatit C, HIV enfeksiyonu ve uygun bölgelerde strongiloidiyaz taraması yapılmalıdır. Tümör nekroz faktörü engelleyicileriyle tüberkülozun canlanması, bu gerekliliğin en bilinen örneğidir. Bu basamağın atlanması, alanın en ciddi hatasıdır.

Aşılama, tedaviden önce planlanmalıdır. Canlı aşılar baskılama altında kullanılamaz; inaktif aşılar güvenlidir ancak yanıt zayıf olabilir. Bu nedenle aşı takviminin önceden tamamlanması önerilir.

Uzun dönemde kanser riski artar; deri kanserleri ve lenfoproliferatif hastalık başlıcalarıdır. Güneşten korunma ve düzenli deri muayenesi önerilir.

Kortikosteroid kullanımının kendine özgü sorunları vardır: hiperglisemi, osteoporoz, kas erimesi, yara iyileşmesinde gecikme, katarakt ve ruhsal değişiklikler. Uzun süreli kullanımda ani kesilme adrenal yetmezlike yol açar; araya giren hastalık ve cerrahi durumlarda doz ayarlaması gerekir.

İlaç etkileşimleri, bu hastalarda ayrı bir dikkat gerektirir; birçok immünosüpresif dar terapötik aralığa sahiptir ve düzeyleri kolayca değişir.

Hastanın durumu, sağlık kayıtlarında belirgin biçimde yer almalı; hasta ateş ve enfeksiyon belirtileri konusunda eğitilmeli ve gecikmeden başvurması istenmelidir.

Eş anlamlılar

  • İmmünosüpresyon

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Abbas AK ve ark., Cellular and Molecular Immunology, 10. baskı, 2021.