Pankuronyum
Pankuronyum (İng. pancuronium), aminosteroid yapıda, uzun etki süreli bir nondepolarizan nöromüsküler blokerdir. Klinik kullanımı, vagolitik etkileri ve uzun etki süresi nedeniyle günümüzde belirgin biçimde azalmıştır.
Etimoloji
Ad, molekülün steroid iskeleti üzerinde iki kuaterner amonyum grubu taşımasını belirten yapısal adlandırma ile kürar türevlerini gösteren -kuryum ekinin birleşimidir.
Klinik bağlam
İlaç, motor son plaktaki nikotinik asetilkolin reseptörüne yarışmalı biçimde bağlanarak asetilkolinin etkisini engeller ve kas gevşemesi sağlar. Etki başlangıcı yavaş, süresi ise sınıfın diğer üyelerine göre belirgin biçimde uzundur; tek bir dozun etkisi bir saati aşabilir. Bu uzunluk, ilacı uzun süreli cerrahilerde kullanışlı kılarken, kısa işlemlerde ve ameliyat sonrası hızlı uyandırma gereken durumlarda önemli bir dezavantaja dönüşür.[1]
Pankuronyumun ayırt edici özelliği kardiyovasküler etkileridir. Kalpteki muskarinik asetilkolin reseptörünü bloke ederek vagal etkiyi azaltır ve ayrıca noradrenalinin sinir ucuna geri alımını engeller; sonuçta kalp hızında, kan basıncında ve kardiyak debide artış görülür. Bu etkiler bir dönem, kalbi baskılayan anesteziklerle birlikte kullanımda üstünlük sayılmıştır; ancak koroner hastalığı olan bireylerde miyokardın oksijen tüketimini artırarak iskemiyi ağırlaştırabileceği anlaşıldıkça bu bakış değişmiştir. Histamin salınımına pratik olarak yol açmaması, benzilizokinolinyum yapılı ajanlardan ayrılan olumlu bir özelliğidir.
Eliminasyonu büyük ölçüde böbrek yoluyladır; bir bölümü karaciğerde metabolize edilir ve oluşan metabolitlerden biri kendisi de blokaj yapıcı etkinliğe sahiptir. Bu nedenle böbrek yetmezliği ve karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda etki süresi öngörülemez biçimde uzar; bu gruplarda organ işlevinden bağımsız yıkılan sisatrakuryum ve atrakuryum yeğlenir.
İlacın klinik kullanımdaki gerileyişi, rezidüel nöromüsküler blok literatürüyle yakından ilişkilidir. Karşılaştırmalı çalışmalar, pankuronyum uygulanan hastalarda ameliyat sonrası kalıcı blok sıklığının orta etkili ajanlara göre belirgin biçimde yüksek olduğunu ve buna bağlı solunum komplikasyonlarının arttığını göstermiştir. Bu bulgular, hem ajan seçiminin hem de nicel train-of-four izleminin standart uygulama haline gelmesinde belirleyici olmuştur. Günümüzde uzun etkili blokerler, ancak uzun süreli cerrahilerde ve maliyet kısıtlarının belirleyici olduğu ortamlarda sınırlı biçimde kullanılmaktadır.
Geri döndürme, yeterli kendiliğinden geri dönüş sağlandıktan sonra neostigmin ile yapılır; ancak uzun etki süresi nedeniyle geri dönüşün başlaması beklenmeli, erken uygulama etkisiz kalacağından kaçınılmalıdır. Sugammadeks aminosteroid yapılı ajanları bağladığından pankuronyum için de etkilidir; buna karşılık gereken doz ve etkinlik verileri rokuronyum ve vekuronyum kadar geniş biçimde çalışılmamıştır.
Etkiyi uzatan etkenler diğer nondepolarizan ajanlarla ortaktır: hipotermi, asidoz, hipokalemi, magnezyum kullanımı, aminoglikozitler ve lokal anestezikler bloğu derinleştirir; myastenia gravis ve Lambert-Eaton miyastenik sendromu duyarlılığı belirgin biçimde artırır ve bu hastalarda ilaçtan kaçınılması önerilir.
Klinik tuzakların başında, uzun etki süresinin yeterince öngörülmemesi ve ameliyat sonuna yakın ek doz uygulanması gelir; bu durum, kalıcı bloğun en sık nedenlerinden biridir. Bir diğeri, vagolitik etkiyle ortaya çıkan taşikardinin yüzeyel anestezi ya da hipovolemi belirtisi sanılarak yanlış tedavi kararlarına yol açmasıdır. Ayrıca ilacın uzun süreli sedasyon gerektiren yoğun bakım hastalarında infüzyon biçiminde kullanılmasının, yoğun bakım kazanılmış güçsüzlüğü riskini artırdığı ve günümüzde önerilmediği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Pankuronyum bromür
- Pavulon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Gropper MA ve ark. (ed.), Miller's Anesthesia, 9. baskı, 2020.