Kardiyovasküler
Kardiyovasküler (İng. cardiovascular; Yun. kardia, kalp + Lat. vasculum, damar), kalbi ve damar sistemini birlikte niteleyen terimdir.
Etimoloji
Yunanca kalp anlamındaki kardia ile Latince damar anlamındaki vasculum sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Klinik bağlam
Sistem, kalp ile pulmoner ve sistemik dolaşımdan oluşur; görevi dokulara oksijen ve besin taşımak, atık ürünleri uzaklaştırmak, ısı dağıtımını ve hormon taşınmasını sağlamaktır. Temel işleyiş hemodinami ilkeleriyle tanımlanır: ortalama arter basıncı, kalp debisi ile sistemik damar direncinin çarpımına yaklaşık olarak eşittir.
Kardiyovasküler hastalıklar, dünyada ölümlerin en sık nedenidir. Bu başlık altında koroner arter hastalığı, miyokard infarktüsü, kalp yetersizliği, aritmiler, kalp kapağı hastalıkları, hipertansiyon, periferik arter hastalığı, aort anevrizması ve iskemik inme yer alır.[1]
Çoğunun ortak zemini aterosklerozdur: damar duvarında lipit birikimi, iltihabi yanıt ve plak oluşumu. Plağın yırtılmasıyla trombosit etkinleşir ve tıkayıcı pıhtı oluşur; bu süreç akut olayların temelidir.
Risk etkenleri değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak ayrılır. Değiştirilemeyenler yaş, cinsiyet ve aile öyküsüdür. Değiştirilebilenler arasında sigara, hipertansiyon, dislipidemi, diyabetes mellitus, obezite, hareketsiz yaşam, beslenme alışkanlıkları, kronik böbrek hastalığı ve uyku apnesi bulunur. Ayrıca kronik iltihabi hastalıklar — romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus — riski geleneksel etkenlerle açıklanamayacak ölçüde artırır; bu grupta risk değerlendirmesinin ayrıca yapılması gerekir ve sıklıkla ihmal edilir.
Klinik değerlendirmede risk, tek tek etkenler yerine toplam risk üzerinden hesaplanır; bu yaklaşım, tedavi kararlarının bireyselleştirilmesini sağlar. Birincil korunmada karar paylaşılmış olmalıdır; ikincil korunmada ise kanıta dayalı tedaviler standarttır.
Korunmanın temel bileşenleri sigaranın bırakılması, kan basıncı denetimi, statin tedavisiyle lipit yönetimi, kan şekeri denetimi, düzenli fiziksel etkinlik, kilo yönetimi ve beslenme düzenlemesidir. Sigaranın bırakılması, tek başına en büyük yararı sağlayan girişimdir.
İlaç seçiminde son yıllardaki en önemli değişiklik, eşlik eden hastalıklara göre karar verilmesidir: sodyum-glukoz kotransporter 2 inhibitörü ve glukagon benzeri peptit-1 reseptör agonistleri, diyabetli hastalarda kardiyovasküler ve böbrek koruyucu etkileri nedeniyle öne çıkmıştır.
Perioperatif dönemde kardiyovasküler risk değerlendirmesi ayrı bir başlıktır; girişimin riski, hastanın işlevsel kapasitesi ve eşlik eden hastalıkları birlikte değerlendirilir. Kronik beta bloker tedavisinin sürdürülmesi ancak ameliyat öncesi yeni başlanmaması ilkesi, bu alandaki temel kurallardandır.
Kadınlarda ve diyabetlilerde belirtiler atipik seyredebilir; göğüs ağrısı yerine nefes darlığı, bulantı, yorgunluk ve sırt ağrısı görülebilir. Bu farkın bilinmemesi, tanı gecikmesinin önemli bir nedenidir.
Eş anlamlılar
- Kalp-damar
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ European Society of Cardiology, Guidelines on Cardiovascular Disease Prevention in Clinical Practice, 2021.