İçeriğe atla

Yoğun bakım: Revizyonlar arasındaki fark

DrSozluk sitesinden
Bot: yeni taslak madde
 
Değişiklik özeti yok
1. satır: 1. satır:
'''Yoğun bakım''' (İng. ''intensive care'', ''critical care''; Lat. ''intendere'' "germek, yoğunlaştırmak"), yaşamı tehdit eden ancak geri döndürülebilir organ işlev bozukluğu bulunan hastaların sürekli izlem ve ileri organ desteği aldığı tıp disiplinidir. Hastanelerin bu amaca ayrılmış birimlerinde, çok meslekli bir ekip tarafından kesintisiz olarak yürütülür.
'''Yoğun bakım''' (İng. ''intensive care'', ''critical care''; Lat. ''intendere'' "germek, yoğunlaştırmak"), yaşamı tehdit eden ancak geri döndürülebilir organ işlev bozukluğu bulunan hastaların sürekli izlem ve ileri organ desteği aldığı tıp disiplinidir. Hastanelerin bu amaca ayrılmış birimlerinde, çok meslekli bir ekip tarafından kesintisiz olarak yürütülür.  


== Etimoloji ==
== Etimoloji ==

16.37, 23 Ağustos 2026 tarihindeki hâli

Yoğun bakım (İng. intensive care, critical care; Lat. intendere "germek, yoğunlaştırmak"), yaşamı tehdit eden ancak geri döndürülebilir organ işlev bozukluğu bulunan hastaların sürekli izlem ve ileri organ desteği aldığı tıp disiplinidir. Hastanelerin bu amaca ayrılmış birimlerinde, çok meslekli bir ekip tarafından kesintisiz olarak yürütülür.

Etimoloji

Türkçe "yoğun" ve "bakım" sözcüklerinin birleşimidir; İngilizce intensive care teriminin karşılığı olarak yerleşmiştir. Intensive sözcüğü Latince intendere (germek, yoğunlaştırmak) fiilinden türeyen intensivus biçimine dayanır. Modern anlamıyla terim, 1952 Kopenhag poliomiyelit salgını sırasında Bjørn Ibsen'in elle pozitif basınçlı ventilasyon uygulanan hastaları tek bir birimde toplamasıyla doğmuş, 1953'te kurulan ilk yoğun bakım ünitesiyle kurumsallaşmıştır.

Klinik bağlam

Yoğun bakımın temel gerekçesi, organ yetmezliğinin kendi kendini besleyen kısır döngülere dönüşmeden desteklenmesidir: yetersiz doku perfüzyonu hücresel oksijen sunumunu bozar, ortaya çıkan laktik asidoz ve inflamatuvar yanıt ek organ hasarına yol açar ve süreç çoklu organ yetmezliği ile sonuçlanır. Bu nedenle birimin işlevi tedaviden çok, altta yatan hastalık düzelene dek yaşamsal işlevlerin yerine konması olarak tanımlanır.[1]

Yoğun bakım hastalarının büyük bölümü sepsis ve septik şok, akut solunum sıkıntısı sendromu, ağır travma, akut böbrek hasarı, kardiyojenik şok, status epileptikus ve büyük cerrahi sonrası dönem gibi tablolarla başvurur. Birimler genel (dahili-cerrahi karma) ya da koroner, nöroloji, cerrahi, yanık ve yenidoğan gibi alanlara özelleşmiş olabilir; birçok ülkede basamaklandırma, gereken organ desteği sayısına ve izlem yoğunluğuna göre yapılır.

Tanı yaklaşımı, hastalığın kendisinin tanınmasıyla organ işlev bozukluğunun derecelendirilmesini birlikte yürütür. Sık kullanılan araçlar arasında sürekli hemodinamik izlem, arteriyel kan gazı analizi, laktat ölçümü, yatak başı ultrasonografi ve ekokardiyografi ile mikrobiyolojik örnekleme yer alır. Hastalık ağırlığı ve organ yetmezliği yükü SOFA ve APACHE II gibi puanlama sistemleriyle izlenir; bu skorlar birim düzeyinde karşılaştırma ve araştırma amaçlıdır, tek bir hastanın prognozunu belirlemek için tek başına kullanılmaz.[2]

Güncel yönetim ilkeleri, "az müdahale daha iyidir" doğrultusunda gelişmiştir. Mekanik ventilasyonda akciğeri koruyucu düşük tidal hacim yaklaşımı, akut solunum sıkıntısı sendromunda pron pozisyon, dolaşım desteğinde erken vazopresör kullanımıyla aşırı sıvı yüklenmesinden kaçınma, hafif sedasyon hedefleri, günlük sedasyon kesintisi ve erken mobilizasyon yerleşik ilkelerdir. Enfeksiyon kontrolü, ventilatör ilişkili pnömoni ve kateter ilişkili enfeksiyonları önlemeye yönelik demetler ile antimikrobiyal yönetim programlarını kapsar. Organ desteği gerektiğinde renal replasman tedavisi ve seçilmiş olgularda ekstrakorporeal membran oksijenasyonu devreye girer.[3]

Önemli klinik tuzaklar arasında, sayısal hedeflerin hastanın bütününün önüne geçmesi, tanısal testlerin klinik bağlamdan koparak yorumlanması ve deliryumun sıklıkla gözden kaçması sayılır. Sürekli izlem birçok "anormal" değer üretir; bunların hepsinin düzeltilmesi gerekmez ve gereksiz girişim kendi başına zarar kaynağıdır. Yoğun bakım aynı zamanda tedavinin yararsız hale geldiği noktanın tanınmasını, hasta yakınlarıyla düzenli iletişimi ve gerektiğinde palyatif hedeflere geçişi içeren etik bir alandır. Taburculuk sonrası dönemde kas güçsüzlüğü, bilişsel bozukluk ve ruhsal belirtilerle giden yoğun bakım sonrası sendrom giderek daha fazla tanınmakta, yoğun bakım kazanılmış güçsüzlüğü bu tablonun en sık bileşenlerinden biri olarak izlenmektedir.

Eş anlamlılar

  • Kritik bakım
  • Entansif bakım

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.
  2. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.
  3. Evans L ve ark., Surviving Sepsis Campaign: International Guidelines for Management of Sepsis and Septic Shock 2021, 2021.